YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6956
KARAR NO : 2011/6863
KARAR TARİHİ : 25.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, köy yolu genişletilmesi ve sanat yapılarının imalâtına ilişkin sözleşmenin ifası sırasında meydana gelen sel felaketi sonucu gerçekleşen işlerde hasarlar oluştuğundan yeniden yapılması zorunda kalındığı, bu bedelin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı sözleşmeye göre davacının sigorta yaptırmak zorunda olduğunu, ancak sigorta olmadığından zarardan idarenin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 50. maddesinde yüklenicinin yapılan işin biten kısımları için su baskını vs. doğal afetlere karşı all risk sigortası yaptırmak zorunda olduğu hükmüne yer verilmiştir. 23.11.2006 tarihli raporda davacının yaptığı yolun bir kısmında sel felaketi nedeniyle bozulmalar olduğu, iki adet menfezin yıkıldığı vs. benzeri zararları gidermek üzere, davacıya süre uzatımı verilerek bozulan kısımların davacı tarafından düzeltildiği belirtilmiş olup esasen bu husus uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, hasar sonucu oluşan zararın kimin tarafından karşılanacağı konusundadır. Bilirkişi raporunda hasarın giderilme bedeli tespit edilerek mahkemece hüküm altına alınmış ise de, bilirkişiler inşaat mühendisi ve hukukçulardan oluşturulmuş, sigorta uzmanının yer almadığı görülmüştür. Oysa az yukarıda değinilen sözleşme maddesine göre, yüklenici all risk sigortası yaptırmış olsa hasarın sigorta kapsamında kalarak bedelinin ödenip ödenmeyeceği araştırılmalıdır. O halde sigorta uzmanı bilirkişiden rapor alınarak, all risk sigortası yapılması durumunda dava konusu edilen hasar miktarının sigorta kapsamında sayılıp sayılmayacağını incelettirmeli, sigorta kapsamında kalacağı anlaşıldığında sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmediğinden hasar bedelini yüklenicinin isteyemeyeceği gözetilerek dava reddedilmeli, aksi halde şimdiki gibi dava kabul edilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.