YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7028
KARAR NO : 2011/1216
KARAR TARİHİ : 01.03.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı toplam 5.116,00 TL bedelli 11 adet faturaya istinaden davalı hakkında ilâmsız icra takibinde bulunmuş, davalı borca, kaynağına, işlemiş faiz ve faiz oranlarına itiraz etmiştir. Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Takip konusu alacağın miktarına göre davalının açık muvafakati olmadığı ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından tanık dinlenmesi mükmün olmayıp, HUMK’nın 288. maddesi uyarınca alacağın varlığı ve miktarının yazılı delille kanıtlanması gerekir. Ancak davacı vekili 18.11.2009 havale tarihli beyan dilekçesi ekinde sunduğu muavin defter kayıtları ve faturalarda … …’e teslim edilen dava dışı 4 fatura ile ilgili ödeme yapıldığını ve …’nin yaptığı işlemin benimsendiğini iddia etmiştir. Her ne kadar SGK Ankara İl Müdürlüğü’nün yazı cevabında bu şahsın davalının sigortalı çalışanı olduğuna dair kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de, gerçekten bu şahsa teslim edilen işlerle ilgili davalının ödeme yaptığının saptanması halinde davalının … …’in kendisini yetkili temsilcisi ve mümessili olarak hareket etmesine yetki ve icazet verdiğinin kabulü gerekir (BK’nun madde 32,38).
Bu durumda mahkemece 18.11.2009 tarihli dilekçe ekindeki yevmiye defterinde gösterilen ve yine aynı dilekçeye ekli faturalarla ilgili davacıya ödeme belgeleri ibraz ettirilip, gerekirse bu konuda taraflar da isticvap edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılarak sözkonusu fatura bedellerinin davalı yanca ödendiğinin belirlenmesi durumunda davalının … …’in kendisinin yetkili temsilcisi gibi hareket etmesine yetki ve icazet verdiği kabul edilerek takip dayanağı irsaliyeli faturalardan … …’e teslim ve tebliğ edilenler yönünden TTK’nın 23/II. maddesine göre 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi sebebiyle içeriklerinin kesinleştiği de kabul edilerek bu faturalardaki miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının bu iddiası gözden kaçırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.