YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7368
KARAR NO : 2011/6985
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Yüklenici tarafından açılan asıl dava, sözleşme kapsamındaki işlerin KDV’si ile sözleşme dışı işler bedeline, iş sahibi tarafından açılan birleşen dava ise, eksik ve kusurlu işler bedeline ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise ıslah dikkate alınarak kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı birleşen davanın davacısı iş sahibinin tüm, davacı ve birleşen davanın davalısı yüklenicinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davanın dava dilekçesinde eksik ve kusurlu işler bedeli olarak 3.500,00 TL alacağın tahsili istenmiş, 13.01.2009 günlü ıslah dilekçesi ile talep 2.500,00 TL arttırılarak 6.000,00 TL’ye çıkartılmıştır. Yapılan yargılama sonunda mahkemece dava kabul edilerek 6.000,00 TL eksik ve kusurlu işler bedelinin davalı-yüklenici …’den tahsiline, alacağın tamamına birleşen davanın açıldığı 09.07.2008 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. BK’nın 101. maddesine göre sözleşme ilişkisinden doğan bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmaz, borçlunun yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürülmesi de gerekir. Somut olayda, eksik ve kusurlu işler bedeli yönünden davalı yüklenici dava tarihinden önce ihtarla temerrüde düşürülmediğinden dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden temerrüd birleşen davanın açıldığı 09.07.2008 tarihinde oluşmuştur. Dava açılması saklı tutulan haklar yönünden temerrüd oluşturmadığından ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden ise temerrüt, ıslah harcının yatırıldığı 13.01.2009 tarihinde gerçekleşmiştir. Mahkemece alacağın ıslah dilekçesi ile talep edilen 2.500,00 TL’lik kısmına 13.01.2009 ıslah tarihinden itibaren
faiz yürütülmesi gerekirken bir ayrım yapılmadan alacağın tamamına birleşen davanın açıldığı 09.07.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden 6100 Sayılı HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacısı iş sahibi …’nun tüm, davacı ve birleşen davanın davalısı yüklenici …’in sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının, 2. paragrafının 4 ve 5. satırlarında yer alan “09.07.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” tarih ve kelimelerinin metinden çıkartılmasına, 6. satırında “verilmesine” kelimesinden sonra gelmek üzere “hüküm altına alınan 6.000,00 TL alacağın 3.500,00 TL’lik kısmına birleşen davanın açıldığı 06.05.2008 tarihinden, 2.500,00 TL’lik kısmına ise ıslah harcının yatırıldığı 13.01.2009 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine” cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’e geri verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 230,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-k.davacı … (…)’den alınmasına, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.