Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/7507 E. 2011/5966 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7507
KARAR NO : 2011/5966
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de imalâtın bedelini ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda davacı taşeron davalı yüklenici tasarrufundaki taşınmaz arsaya inşa edilecek olan bir blokta toplam bodrum, 1 zemin, 3 normal kat, 1 adet çatı piyesi kaba inşaatının yapımını üstlenmiştir. İşin bedeli 57.000,00 TL+KDV olarak kararlaştırılmıştır. Ödeme şekli 15.05.2007 tarihinde başlayıp 15.09.2007 tarihinde tamamlanmak üzere herbiri 11.400,00 TL olan 5 adet taksit olarak belirlenmiştir.
Davacı işe başlamış edimini önemli oranda ifa etmiştir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık bu sözleşme kapsamı haricinde kalan fazladan yapılan işlerin bedeli ile ilgilidir.
Davacı Pendik 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/297 E. sayılı doyasında 11.492,00 TL alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmıştır. Davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki bu davada itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istenmiştir.
Yargılama sürecinde icra dosyası, sözleşme getirilmiş, tarafların gösterdikleri kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde tatbiki keşif yapılmıştır. Keşif sırasında uygulama bir mimar, bir inşaat mühendisi ve bir de hukukçudan oluşan uzman bilirkişi kurulunca sağlanmıştır. Düzenlenen raporda fazla iş bedeli 11.492,00 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece de bu rapor kabule değer görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa imalâtın hangi tarihte yapıldığı, bedelinin hangi tarih itibariyle hesaplandığı açıklık kazanmamıştır. Bilirkişi kurulunca davacının kendisi tarafından tek yanlı olarak hazırlanıp bir liste halinde dava dilekçesi ekinde sunulan davalının kabulünde de olmayan imzasız fotokopi yazıdaki rakam aynen alınmıştır. Bu durumda rapor usule-yasaya, yönteme ve Yargıtay denetimine elverişli değildir. Anılan bu raporun hükme esas alınması isabetli olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş yeniden tayin edilecek uzman bilirkişiden alınacak raporla Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin saptanmasından ve sonucu dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.