Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/7577 E. 2010/7402 K. 31.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7577
KARAR NO : 2010/7402
KARAR TARİHİ : 31.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl davanın davacıları …, …, …, …, birleşen davanın davacısı Selahattin Özdemir ve davalı-k.davacı … vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl dava yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişilerce yüklenici ve arsa sahipleri aleyhine açılmış olup şahsi hakka dayalı tapu iptâli ve tescil istemine, karşı dava arsa sahipleri tarafından yüklenici aleyhine açılmış olup arsa payı inşaat yapım sözleşmesinin feshi, müspet ve menfi zararların tahsili istemine, birleşen Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/122 E sayılı dosyasındaki dava yükleniciden bağımsız bölüm satın alan Selahattin tarafından yüklenici ve arsa sahipleri aleyhine şahsi hakka dayalı tapu iptâli ve tescil istemine ilişkin olup aynı mahkemenin 2008/36 Esasına kayıtlı dosyasındaki dava ise yüklenici tarafından arsa sahipleri aleyhine açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptâli ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen 2008/36 sayılı dosyasındaki davaların reddine, karşı davanın kabulüne, birleşen 2009/122 E sayılı dosyasındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen karar asıl dava davacıları, davalı-birleşen dosya davacısı yüklenici ve birleşen 2009/122 E sayılı dosya davacısı vekillerince temyiz edilmiştir.4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir.
Somut olayda karşı dava ile birleşen aynı mahkemenin 2008/36 Esas sayılı dosyalarında taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu davalara değerleri itibariyle asliye hukuk mahkemesince bakılması gerektiğinden yerel mahkemece karşı dava ile birleşen 2008/36 Esas sayılı dosyaların tefrik edilip görevsizlik kararı verilmek suretiyle asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile bu davalara bakılması, asıl ve birleşen 2009/122 Esas sayılı dava dosyaları ile ilgili olarak tüketici mahkemesi sıfatı ile davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekirken tüm davalar yönünden tüketici mahkemesi görevli kabul edilerek yargılamaya devam edilip esas hakkında karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 31.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.