YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/796
KARAR NO : 2011/3265
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı … vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … ile davalı-k.davacılar vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Yüklenici tarafından açılan asıl davada; arsa sahibi davalı … adına kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm ile diğer arsa sahibi davalı … adına kayıtlı 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin Antalya 10. Noterliği’nden düzenlenen 06.08.2003 tarih l19861 sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine ve ekindeki krokiye göre davacı yükleniciye ait olduğu, inşaatın tamamlanıp teslim edildiği halde adı geçen bağımsız bölüm tapularının devredilmediği ileri sürülerek 5, 8 ve 9 nolu bağımsız bölüm tapularının iptal ve tescili istenmiştir.
Arsa sahiplerince cevapla açılan karşı davada; aynı sözleşme hükümlerine göre 6 nolu bağımsız bölümün arsa sahibi …’a, 7 nolu bağımsız bölümün de diğer arsa sahibi …’ya ait olduğu halde kat irtifakı kurulurken davacı-karşı davalı yüklenici adına tespit ve tescil edildiği ileri sürülerek adı geçen bağımsız bölüm tapularının iptal ve tescili, bu bölümlerin dava dışı üçüncü kişilere devredilmiş olması halinde ise rayiç bedellerinin faiziyle birlikte tahsili, ayrıca arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin küçük yapılmış olması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL tazminatın tahsili istenmiştir. Dava konusu 6 ve 7 nolu bağımsız bölümler dava tarihinden önce davacı- karşı davalı yüklenici tarafından dava dışı üçüncü kişilere satılarak tapuları devredilmiş olduğundan davalı ve karşı davacı arsa sahipleri mahkemeye verdikleri 08.03.2008 tarihli dilekçe ile taleplerini değiştirmişler, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin yerine 5 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin tapularının iptaline, 5 nolu bağımsız bölümün arsa sahibi …, 8 nolu bağımsız bölümün de diğer arsa sahibi … adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Arsa sahipleri 22.07.2007 günlü ıslah dilekçesiyle de tazminat talebini 7.870,00 TL artırarak 17.870,00 TL’ye çıkarmışlardır.
Arsa sahiplerince açılan ve eldeki davayla birleştirilen 2007/18 esas sayılı davada ise; 07.10.2005 ile 07.01.2007 tarihleri arasındaki 15 aylık gecikmeden dolayı her bir davacı için ayrı ayrı 6.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL gecikme tazminatının tahsili istenmiştir.
Mahkemece asıl davada; davanın kısmen kabulüne, 9 nolu bağımsız bölüm tapusunun iptali ile davacı yüklenici adına tesciline, 5 ve 8 nolu bağımsız bölümlerle ilgili tapu iptali ve tescil isteminin reddine, cevapla açılan karşı davada; davanın kabulüne, 5 ve 8 nolu bağımsız bölüm tapularının iptali ile 5 nolu bağımsız bölümün arsa sahibi …, 8 nolu bağımsız bölümün de diğer arsa sahibi … adlarına tesciline, 17.870.00 TL tazminatın davalıdan yükleniciden tahsili ile ½ şer oranında davacılara verilmesine, birleşen karşı davada ise; davanın kısmen kabulüne, 9.405,00 TL gecikme tazminatının davalı yükleniciden tahsili ile 4.626,00 TL’sinin davacı …’ya, 4.779,00 TL’sinin davacı …’a verilmesine, fazla talebin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre davacı-karşı davalı yüklenicinin tüm, davalı-karşı davacı arsa sahiplerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece asıl dava bakımından kurulan hükmün 8 nolu bendinde “bakiye 2.025,00 TL harcın davalı-karşı davacılardan alınmasına”, 9 nolu bendinde “toplam 4.512, 00 TL yargılama giderinin kabul ve ret durumu dikkate alınarak 1.850,00 TL’sinin davalı-karşı davacılardan müteselsilen alınmasına, bakiyesinin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına”, 10 nolu bendinde de “9.800,00 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine” karar verilmiştir.
HUMK’nın 416. maddesine göre yargılama giderlerini peşin olarak ödeyen taraf haklı çıkarsa bu giderler diğer tarafa yüklenir. HUMK’nın 417. maddesine göre de yasal olarak belirlenmiş durumlardan başka yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderini aralarında belirlediği şekilde paylaştırır. Kurallar bu şekilde olmakla birlikte, hiç kimse kendi kusuruna dayanarak bir hak iddiasında bulunamayacağından kendi kusuru ile dava açılmasına sebebiyet verenler davada kısmen veya tamamen haklı çıksalar dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur. Bu durumda yargılama giderleri karşı tarafa yükletilemez. Dosya kapsamına göre somut olayda; kat irtifakı arsa sahiplerinden alınan vekaletnameye istinaden yüklenici … tarafından kurulmuştur. Sözleşme hükümlerine ve ekindeki krokiye göre 6 ve 7 nolu daireler arsa sahiplerine ait olduğundan bu dairelerin arsa sahipleri adına tespit ve tescili gerekirken yüklenici bu daireleri kendi adına tespit ve tescil ettirmiş, daha sonra 15.11.2005 tarihinde de dava dışı üçüncü kişilere satarak tapularını devretmiştir. Davacı yüklenici 20.03.2006 tarihli karşı davaya cevap dilekçesinde 6 ve 7 nolu daireleri arsa sahipleri adına sattığını ve satış bedelini arsa sahiplerine ödediğini savunmuş ise de arsa sahiplerince satış talimatı verildiğini ve satış bedelinin de ödendiğini ispat edememiştir. Sözleşmeye aykırı kat irtifakı kurulması ve iki adet dairenin talimatları dışında dava dışı üçüncü kişilere satılması nedeniyle arsa sahipleri yükleniciye ait iki adet daireyi (5 ve 8 nolu daireleri) uhdelerinde tutup devretmemekte haklıdır. Sözleşmenin 24. maddesine göre bir adet dairenin (9 nolu daire) iskân ruhsatı alındıktan sonra devri gerekmektedir. Genel iskân ruhsatı 18.01.2006 tarihinde alınmış, tapu iptali ve tescil davası ise 20.01.2006 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinden önce iskân ruhsatının arsa sahiplerine teslim edildiği ve arsa sahiplerinin tapu devri konusunda ihtarla temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden davanın açılmasına arsa sahiplerinin sebebiyet verdiğinden sözedilemez. Davanın açılmasına arsa sahipleri sebebiyet vermediğinden, aksine sözleşmeye aykırı işlem ve eylemleri ile yüklenici sebebiyet verdiğinden arsa sahipleri asıl davada yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. HUMK’nın 423. maddesi uyarınca karar harcı ile vekil ücretleri de yargılama giderlerine dahil olduğundan asıl davada davalı arsa sahiplerinin harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri ile sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
3- Mahkemece, birleşen 2007/18 esas sayılı dava bakımından kurulan hükmün 19 nolu bendinde “644,88 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı …’dan alınarak davalı- karşı davacı …’a verilmesine”, 21 nolu bendinde de “626,52 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı …’dan alınarak davalı- karşı davacı …’a verilmesine” karar verilmiştir. Birleşen davanın reddedilen kısmı davacı … yönünden 1.374,00 TL, davacı … yönünden ise 1.221,00 TL’dir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin üçüncü kısmına göre hesaplama yapıldığında davacı …’nın sorumlu olduğu nispi vekâlet ücreti 164,88 TL, davacı …’ın sorumlu olduğu nispi vekalet ücreti de 146,52 TL’dir. Ancak aynı tarifenin 12. maddesine göre üçüncü kısmına göre belirlenen ücret ikinci kısma göre tespit edilen ücretten az olamayacağından birleşen dosyanın davalısı … yararına her bir davacı yönünden ayrı ayrı 450,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi ve tarafların davadaki sıfatlarının da yanlış yazılması doğru olmamıştır.
Yukarıda 2. ve 3. bentlerde yazılı hatalar kararın bozulmasını gerektirmekte ise de, yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı-karşı davalı …’ın tüm, davalı-karşı davacı … ve …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca kabulüyle hüküm fıkrasının 8, 9, 19 ve 21 nolu bentlerinin tamamen karardan çıkartılmasına, 8 nolu bendin yerine “Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.210,00 TL karar harcından dava açılırken peşin alınan 405,00 TL ve 16.06.2008 tarihli makbuzla alınan 3.780,00 TL olmak üzere toplam 4.185,00 TL’nin mahsup edilerek kalan 2.025,00 TL harcın davacı-karşı davalı …’tan alınarak hazineye gelir yazılmasına”, 9 nolu bendin yerine “Davacı ve karşı davalı … tarafından yapılmış olan giderlerin tamamının üzerinde bırakılmasına”, 10 nolu bendin yerine “Davacı ve karşı davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına”, 19 nolu bendin yerine “450,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı-karşı davacı …’dan alınarak davacı-karşı davalı …’a verilmesine”, 21 nolu bendin yerine “450,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı-karşı davacı …’dan alınarak davacı-karşı davalı …’a verilmesine” cümlelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.844,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-k.davalı …’tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılara geri verilmesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.