YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/820
KARAR NO : 2010/3360
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
Davacılar 1-…, 2-…, 3-…, 4-…, 5-…, 6-…, 7-…, 8-… ile davalılar 1-…, 2-… arasındaki davadan dolayı Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 02.11.2007 gün ve 2007/304-471 sayılı hükmü bozan Dairemizin 10.07.2009 gün ve 2009/3675-4281 sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen 20.10.2003 tarihli ve bu sözleşmeye ek 16.12.2003 tarihli sözleşmelere dayalı olarak açılmış olup; 24.800 Euro’nun davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile 24.800 Euro’nun davalıdan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine dair verilen 2007/304 E. ve 2007/471 K. sayılı karar davalı Kooperatif tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 2009/3675 E. ve 2009/4281 K. sayılı ilâmıyla karar, davalı Kooperatife Tebligat Yasası ve Tüzüğüne uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesiyle bozulmuş ve davacılar vekilince, bozma ilâmı kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanması istemiştir.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekili; Akbük, Saplıada mevkiinde bulunan 3305 parselde tapuya kayıtlı taşınmazda inşaat yapılması için yanlar arasında 20.10.2003 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesiyle buna ek 16.12.2003 tarihli protokol yapılmış ve yüklenici kooperatif tarafından davacılara 8 adet konutun 33 ayda yapılarak teslimi yüklenilmiş olduğu halde; zamanında teslim olunmadığı iddiasıyla 24.800 Euro gecikme tazminatının davalılardan alınarak davacılara eşit olarak verilmesini dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen önceki hüküm, Dairemizin 2009/3675 E., 2009/4281 K. sayılı ilâmıyla, “davalı Kooperatife yapılan tebligatın Tebligat Yasası’nın 21. ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddeleri hükümlerine uygun şekilde yapılmamış olması sonucu HUMK’nın 73. maddesi hükmü gereğince, davalı Kooperatifin savunma hakkının kısıtlandığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin yeniden incelenip değerlendirilmesi sonucunda; kooperatife yapılan tebligatın, Tebligat Yasası’nın
21. maddesine uygun olduğu; ancak Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince işlem yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir. Davada, “Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi” başlıklı ve 20.10.2003 tarihli ve bu sözleşmeye ek 16.12.2003 tarihli “protokol” başlıklı adi yazılı sözleşmeler esas alınmıştır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tapulu taşınmazın ya da tapulu taşınmaz payının temlikini içerdiğinden, Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri ile Noter Kanunu’nun 60. maddeleri hükümleri gereğince, kural olarak zorunlu şekil koşuluna uygun şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Ancak, adi yazılı şekilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu olan inşaatın yasal koşullarına uygun olarak büyük oranda tamamlanmış olması veya arsa sahiplerinin yükleniciye tapulu taşınmazın ya da paylarının kayden temlik etmesi gibi durumlarda TMK’nın 2. maddesi hükmü gereğince, adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, yanları bağlayıcı olur. Somut olayda ise; mahkemece, davaya dayanak alınan sözleşmelerin yanları bağlayıcı olup olmadığı incelenmemiştir.
Mahkeme tarafından, davacılarca, tek yanlı yaptırılan delil tespiti incelemesi sonucu Didim Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/22 D.İş sayılı dosyasına sunulan 09.05.2007 tarihli bilirkişi raporu hükme dayanak alınmış ise de; inşaatın yasal olup olmadığı, yasal ise hangi oranda tamamlanmış olduğu raporda açıklanmadığı gibi; davalı yüklenici kooperatife de tebliğ edilmemiştir. Oysa, yüklenici kooperatifin temyiz dilekçesinde 20.10.2003 ve 16.12.2003 tarihli sözleşmelerin geçerli olmadığı ileri sürülmektedir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; yanlar arasındaki uyuşmazlığın esasına girilerek, davaya dayanak alınan ve adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmelerin tarafları bağlayıcı olup olmadığının öncelikle belirlenmesi; sözleşmelerin yanları bağlayıcı olduğunun tespiti halinde ise, yüklenici kooperatifin “teslimde temerrüdünün” gerçekleşip gerçekleşmediğinin soruşturulması ve kooperatifin temerrüde düştüğünün saptanması durumunda da uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılarak varılacak sonuç itibariyle uyuşmazlık hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine; (2.) bentte açıklanan sebeplerle diğer itirazlarının kabulüne ve Dairemizin 2009/3675 E. 2009/4281 K. sayılı bozma ilâmının ortadan kaldırılmasına ve gösterilen gerekçelerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 826,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği karad düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.