YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/827
KARAR NO : 2011/1219
KARAR TARİHİ : 01.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşme dışı işler bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı yanca sözleşme dışı işler bedeli talep edilmiş olduğundan davalıya husumet yöneltilebileceğine ve davacı ile davalının eşi arasında imzalanan 07.06.2005 günlü sözleşmede kararlaştırılan işlerin eksik yapıldığından bahisle davacı alacağından indirim yapılamayacağına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde fazla imalât bedeli olarak bildirdiği 17.000,00 TL’nin dava tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, bilahare verdiği ıslah dilekçesinde ise bilirkişi incelemesi ile saptanan davacı alacağı 9.588,96 TL’nin dava tarihinden 13.10.2009 ıslah tarihine kadar ki işlemiş yasal faiz tutarı 2.888,67 TL’nin de tahisilini talep etmiştir.
Şu halde yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile davacının talep etmekte haklı olduğu miktarın 9.588,96 TL olduğu belirlenmiş olmakla, bu miktara dava tarihinden itibaren istem yönünde yasal faiz yürütülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmek gerekirken dava tarihinden ıslah tarihine kadar ayrıca faiz hesabı yapılıp bilahare de mükerrer faize hükmedilmesine neden olacak şekilde asıl alacağa dava tarihinden itibaren tekrar faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davada reddedilen kısım nazara alınarak yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nisbi vekâlet ücreti takdiri gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki düşülen bu hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1, 2 ve 5. bentlerinin hükümden tümüyle çıkarılmasına, 1. bent olarak “Davanın kısmen kabulü ile 9.588,96 TL alacağın 27.06.2006 dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine”, 2. bent olarak da “Alınması gereken 517,80 TL harçtan peşin alınan toplam 385,50 TL harcın mahsubu ile kalan 132,30 TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına”, 5. bent yerine ise “Davada reddedilen miktar nazara alınarak 889,32 TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlelerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.