Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/864 E. 2011/728 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/864
KARAR NO : 2011/728
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, bakiye iş bedelinin ve işlemiş temerrüt faizi alacaklarının davalıdan tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 79.778,38 TL işlemiş temerrüt faizi alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, yanlar arasında 14.12.2006 tarihli ve 33153 yevmiye numaralı sözleşme yapıldığını; davacının sözleşme ile yüklendiği edimini tamamen ifa ettiği halde 6.092.399,00 TL tutarındaki iş bedelinin 2.999.250,00 TL tutarındaki kısmının 03.07.2007 tarihinde, 3.001.101,00 TL tutarındaki kısmının ise 02.08.2007 tarihinde ödendiğini, sözleşmenin (36.4) maddesi gereğince iş bedelinin en geç 24.06.2007 tarihinde ödenmesi gerektiği halde borçlu temerrüdüne düşen davalının iş bedelini temerrüde düşerek ödemesi sebebiyle 119.174,00 TL işlemiş temerrüt faizini ödemesi gerektiğini ileri sürerek; belirtilen bu miktardaki faiz alacağıyla, ödenmeyen 1.750,00 TL bakiye iş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yanlar arasında yapılan tarih ve sayısı az yukarıda belirlenen eser sözleşmesi, davacı tarafından yüklenici; davalı tarafından ise iş sahibi sıfatlarıyla imzalanmıştır. Yüklenici davacı, sözleşmenin 5. maddesinde tanımlanan “iki kalem tam donanımlı çadır sistemi”’nin imâlini ve montajını yüklenmiştir. Sözleşme konusu işin davalıya teslim ve onun tarafından da kabul edilmiş olduğu çekişmesizdir. Davacının hakettiği ve istenebilir alacağının 6.001.101,62 TL olduğu çekişmeli olmadığı gibi; bu miktardaki alacağın 3.000.000,62 TL tutarındaki kısmının 03.07.2007 tarihinde; 3.001.101,00 TL tutarındaki kısmının ise, 01.08.2007 tarihinde davalıya ödenmiş olduğu tarafların kabulündedir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin (36.4) maddesi “İdare, komisyonca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 45 (kırkbeş) takvim günü içinde yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır.” hükmünü içermektedir. Sözleşmenin bu hükmü gereğince, kabul komisyonlarınca işin kabulüne ilişkin rapor düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç (45) gün içinde iş bedelinin yükleniciye davalı tarafça ödenmesi gerekir. Belirtilen bu koşulların oluştuğu tarih itibariyle iş sahibi davalı, Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi hükmü uyarınca, “borçlu temerrüdüne” düşürülmüş olur. Buna göre, mahkemece de isabetli olarak kabul edildiği üzere davalı 02.07.2007 tarihinde borçlu temerrüdüne düşürülmüştür. Kural olarak temerrüt tarihi ile ödemelerin yapıldığı tarihler arasındaki süre için Türk Ticaret Kanunu’nun 12/III. maddesi gereğince, uyuşmazlık ticari işten kaynaklanmış olduğundan 3095 sayılı yasanın 2/II. maddesi uyarınca değişen oranlar da gözetilerek işlemiş avans faizi tutarını davacı davalıdan talep edebilir.
Çünkü, faiz alacağın bir bölümü olmayıp onun fer’i niteliğinde ve fakat ayrı bir alacaktır. Ne var ki, Borçlar Kanunu’nun 113/I. maddesi hükmü gereğince; asıl borç ödeme veya başka bir sebeple ortadan kalkarsa, ona ekli olan kefillik, rehin ve benzeri haklar da ortadan kalkar. Aynı maddenin II. fıkrası uyarınca da daha önce işlemiş olan faizleri isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmiş veya durumun özelliğinden anlaşılmış olmadıkça, bu faizler istenemez.
Somut olayda; 18.05.2007 tarihli dilekçesini davalı idareye sunan davacı taraf, iş bedelinin dilekçesinde belirtilen banka hesabına gönderilmesini istemiş ve yukarıda belirtilen tarihlerde ödemeler bildirilen davacı hesabına yatırılmıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere, Borçlar Kanunu’nun 113. maddesi gereğince, asıl borç ödemeyle veya sair bir şekilde ortadan kalktığında, her türlü fer’i haklar da düşmüş olur. Önceden işleyen faizleri isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmiş veya durumun özelliğinden bunun anlaşıldığı sabit olmadıkça faizlerin ödetilmesi dava edilemez. Bu husus “itiraz” niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece, doğrudan gözetilmesi gerekir. Davacı yüklenici ihtirazi kayıt ileri sürmeden bildirdiği hesabına yatırılan iş bedelini almış olduğundan faiz isteme hakkının saklı tutulmasını gerektiren bir durum da bulunmadığından alacağın tahsilinden sonra açılan dava ile işlemiş temerrüt faizini isteyemez. Bu hukuksal sebeplerle; mahkemece, davanın tümden reddi gerekirken; yazılı gerekçelerle 79.778,38 TL işlemiş temerrüt faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.