Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/873 E. 2011/846 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/873
KARAR NO : 2011/846
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik iş bedeli, alacak ve gecikme tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmeleri taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de bedeli ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda taraflar arasında tarihsiz, hususi şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Davalı yüklenici davacıya ait İstanbul İli, Pendik İlçesi, Vatan Caddesi tapunun ada no:7872 parsel no:6’da kayıtlı taşınmaz arsaya inşaat yapım işini üstlenmiştir. Sözleşme uyarınca inşaat süresi ruhsattan itibaren toplam 1 yıl olarak kararlaştırılmıştır. 2. normal katta oluşacak olan 3 ve 6 nolu dairelerin davacı iş sahibine ait olacağı, bina ortak kullanım alanlarının bitmiş, dairelerin çelik kapı ve pimapenleri takılı şekilde iç dizaynı sıvalı olmak koşulu ile inşa edileceği, bu iki daire haricindeki diğer yerlerin yükleniciye ait olacağı belirlenmiştir. Davalı yüklenici, inşaatın ruhsatını almıştır. Ruhsat gereği bodrum katta 1 daire, zemin katta 2 daire 1 ve 2. katta 4 daire, 3. normal kat+çatı piyesinde 2 daire yapılacağı yönünde izin verilmiştir. Davalı yüklenici inşaatın yapımına başlamış, edimini önemli oranda ifa etmiştir. Yargılama sürecinde Pendik Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/289 D.iş sayılı tespit dosyası, inşaatın projesi, sözleşme, inşaat ruhsatı getirilmiş, tarafların gösterdikleri kanıtlar toplanmıştır. Yerinde 14.10.2008 tarihinde tatbiki keşif yapılarak uygulama 3 kişilik uzman bilirkişi kurulunca sağlanmıştır.
Düzenlenen raporda eksik iş bedeli 21.333,33 TL, gecikme tazminatı 3.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi heyetinin raporunda inşaatın seviyesi, mevcut durumu saptanmamıştır. Dosyada mevcut krokide 3 nolu olarak gösterilen konutun 7 nolu bağımsız bölüm olduğu, 6 nolu dubleks konutun 8 nolu bağımsız bölüm olduğu tespit edilmiştir. Oysa taraflar arasında eser sözleşmesinin bir türünü oluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesi sözkonusudur. Bir tarafta arsa sahibi, diğer tarafta yüklenici bulunmaktadır. Arsa maliki kendisine verilecek katın karşılığı olarak tapuda pay devrini yapmakla, yüklenici de eseri teknik ve sanatsal kurallara, sözleşmeye uygun olarak imâl edip teslim etmekle yükümlüdürler. Bu durumda karma bir akit sözkonusudur. Sözleşmenin noter huzurunda düzenleme biçiminde resmî şekilde yapılması gerekmektedir. Dava konusu olayda adiyen yapılmıştır. Geçerli hale gelebilmesi için tapuda pay devrinin yapılması veya inşaatın önemli ölçüde tamamlanması gerekmektedir. Bu bakımdan anılan konuda araştırma ve inceleme yapılmaması doğru olmamıştır. Diğer yandan davacı tarafından gönderilen ihtarnamede dava konusu alacakla ilgili herhangi bir bedelden sözedilmemiştir. O halde temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Keza bilirkişi heyetinin raporunda hesaplanan miktara göre 16.12.2008 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilip miktarın 24.833,33 TL’ye çıkarıldığı, ancak faiz istenmediği görülmüştür. Bu durumda talep edilen 10.000,00 TL için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, ıslahla arttırılan bedel için talep olmadığından faiz yürütülmemesi gerekirken ıslah dilekçesinde belirtilen toplam alacağa ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren faiz uygulanması usul ve yasaya, yönteme aykırı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; yerinde tekrar tatbiki keşif yapılıp aynı bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak inşaatın seviyesi, adiyen düzenlenen sözleşmenin geçerli hale gelip gelmediği, inşaatın yasal olup olmadığı, değilse yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususları her türlü tereddüt ve kuşkudan uzak bir şekilde belirlenip sonucu dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.