Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/877 E. 2010/3428 K. 16.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/877
KARAR NO : 2010/3428
KARAR TARİHİ : 16.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekilleri Avukat … Alpaslan ile Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava 03.12.1997 tarihli inşaat sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle davacı yüklenicinin yaptığı imalât bedelinin tahsiline, birleşen dava ise arsa sahibinin gecikme tazminatı talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 2005/19 E. 2005/5603 K. sayılı ilâmı ile bozulmuş, bozmaya uyularak verilen davanın reddine dair verilen karar da 2007/6580 E. 2008/1940 K. sayılı ilâmı ile ikinci kez bozulmuş, bozmaya uyularak asıl davanın kısmen kabulü karşı davanın reddine dair karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin hükmüne uyulan 20.10.2005 tarihli 2005/19 E. 2005/5603 K. sayılı ilâmında 03.12.1997 tarihli sözleşmede davacının dışında Hale Öner Çiftköylü isimli kişinin de yüklenici olarak yer aldığı, bu kişinin açılmış bir davası olmadığı ve alacağını temlik ettiğine dair belge sunulmadığına göre hesaplanan tüm imalât bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olmayacağı belirtilmiş, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen belirlenen imalât bedelinin tahsil kararı verilirken bu husus dikkate alınmamıştır. Bu nedenle mahkemece bozma ilâmının gereğinin yerine getirilmek üzere kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.