YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1158
KARAR NO : 2011/7424
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.Eser sözleşmesinin bir türünü oluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde bir tarafta inşaatın yapım işini üstlenen yüklenici, diğer tarafta iş bedeli olarak kararlaştırılan tapudaki payın devrini yapmakla yükümlü olan arsa maliki bulunmaktadır. Bu haliyle taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yüklenmiş bulunmaktadır. Yüklenicinin edimi yapımını üstlendiği inşaatı sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edip teslim etmek, arsa malikinin edimi ise tapudaki pay devrini gerçekleştirmektir. Tapuda yapılacak bu devir işlemi de resmî şekle tâbidir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi bu özelliği itibariyle çift tipli karma akit niteliği taşımaktadır. Bu nedenle sözleşmenin noter huzurunda düzenleme biçiminde resmî olarak yapılması gerekmektedir. Bu durum sözleşmenin geçerlilik şartıdır (BK. 213 md., TMK 607 md., Noterlik Yasası 60 md., Tapu Yasası 26 md.). Dava konusu somut olayda sözleşme 17.05.2006 tarihli olup resmî şekil şartını taşımamaktadır. Haricen düzenlenmiştir. Bu durumda geçerli değildir. Zaten davalı taraf da sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş, bu konuda herhangi bir inceleme de yapılmamıştır.Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sürecinde tapu kayıtları, harici sözleşme, ihtarname, azilname getirilmiş, tarafların gösterdikleri kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde tatbiki keşif yapılarak uygulama inşaat mühendisi bilirkişi vasıtasıyla sağlanmış, rapor ve ek raporlar alınmıştır. Düzenlenen raporlarda davalı …’a ait 2 nolu parselin yer aldığı 1256 adadaki tevhidi düşünülen diğer 1 ve 5 nolu parsellerle birlikte değerlendirme yapılarak yapılan işin dava tarihindeki saptanan bedeline göre davalı …’nin parseline isabet eden miktar belirlenmiş, serbest piyasa koşullarına göre 15.317,00 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece de davanın kabulü ile 6.350,00 TL’nin 21.01.2008 fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Oysa bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporları içeriği hesap şekli açısından usul yasaya ve yönteme uygun olmayıp, Yargıtay denetimine elverişli değildir. Her şeyden önce davalıya ait 2 nolu parsel üzerinde davalının faydalanabileceği herhangi bir yasal imalât ve gider yapılıp yapılmadığı açıklık kazanmamıştır. 2 nolu parsel üzerinde hâlâ davalının evinin bulunduğu belirtildiği halde ayrıca kazıdan sözedilmesi çelişki yaratmıştır. 2 nolu parsel üzerinde herhangi bir imalâtın yapılıp yapılmadığı her türlü tereddüt ve kuşkudan uzak bir şekilde belirlenmelidir. 2 nolu parsel üzerinde herhangi bir imalât yapıldığının anlaşılması halinde Borçlar Yasası’nın 410 ve devamı maddeleri dikkate alınarak vekâletsiz iş görme hükümlerine göre işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa koşullarına göre imalât bedeli hesaplanmalıdır. Dava tarihine göre değerlendirme yapılması da doğru olmamıştır.Davalı kendisine ait 2 nolu parsele komşu olan parsellerle ilgili tevhit, ifraz, cins tashihi, inşaat ruhsatının alınması, plân projelerin hazırlatılması ve buna benzer bir takım iş ve işlemlerin yapılması için davacıya … 4. Noterliği’nden düzenlenen 22.08.2006 tarihli 13772 sayılı vekâletname vermiş olup, aynı noterlikten düzenlenen 21.08.2008 tarih, 1770 sayılı azilname ile vekâletten azletmiştir. Bu azilnamede davalıyı temerrüde düşürecek bir alacak miktarından ve tarihten bahsedilmemiştir. Azilnamenin içeriği itibariyle davalının direnime düşmesi mümkün değildir. Buna rağmen anılan tarihten itibaren faiz yürütülmesi yerinde görülmemiştir.O halde yapılması gereken iş yerinde tatbiki keşif yapılıp uygulama uzman teknik bilirkişi vasıtasıyla sağlanarak davalıya ait 2 nolu parsele herhangi bir yasal imalât yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ekonomik değer ifade edip etmediği araştırılmalı, eğer yasal imalât olduğu anlaşılıyorsa Borçlar Yasası’nın 410 ve devamı maddeleri gözetilerek vekâletsiz iş görme hükümleri kapsamında işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre bedeli hesaplanıp sonucuna göre karar vermekten ibaret olmalıdır.Açıklanan olgular gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.