Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/127 E. 2011/6844 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/127
KARAR NO : 2011/6844
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, inşaat yapım bedelinin tahsili istemiyle girişilen takibe vâki itirazın iptâline ilişkin olup, davalı akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş, yemin beyanında, davacının da inşaatta çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalının yemin beyanına, tanık …’ın anlatımına göre davacı ile akdî ilişkinin varlığının kanıtlanmış olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında inşaatın yapım bedeliyle gerçekleşen imalât tutarında uyuşmazlık vardır. Kural olarak, yüklenici yaptığı imalâtı, iş sahibi de bedelin ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı vekili imalâtın keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak saptanmasını istediği halde mahkemece mahallinde keşif yapılmadan, davacı iddiasıyla bağlı kalınarak hükme varılması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle yapılması gereken iş, mahallinde tanıklarla birlikte keşif yapmak, davacının gerçekleştirdiği 1. kattan sonraki imalâtın yapıldığı tarih itibariyle BK’nın 366. maddesi uyarınca piyasa fiyatlarına göre tutarını uzman bilirkişiye hesaplattırmak ve bu miktar üzerinden itirazın iptâli ile takibin devamına, takipten önce temerrüdün varlığı kanıtlanamadığından takipten itibaren %29 oranını aşmamak üzere reeskont faiziyle takibin devamına, alacak yargılama sonucu belirleneceğinden likid bir alacağın varlığından sözedilemeyeceğinden davalı itirazında haklı bulunmakla davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.