YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1905
KARAR NO : 2012/4550
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı … Kooperatifi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, iş bedelinin bakiye ödenmeyen kısmının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının tahsili, birleşen dava ise; fazla yapılan ödemenin istirdadı istemleriyle açılmış, mahkemenin; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair kararı davalı-birleşen dosyanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen dosyanın davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı-k.davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 101.maddesine göre; borçlunun icra takibinden önceki dönem için işlemiş faizden sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun biçimde temerrüde düşürülmesi gerekmektedir
Taraflar arasındaki 20.06.1994 tarihli sözleşmenin “Hakedişler ve Ödeme Esasları” başlıklı 26. maddesindeki düzenleme borcun muaccel hale geleceği tarihi göstermekte olup, kesin vade niteliğinde değildir. Davalı kooperatif davacı yüklenici şirketin icra takibiyle temerrüde düşürülmüştür. Bu sebeple, kısmen kabulüne karar verilen asıl davada faizin takip tarihinden itibaren başlatılması gerekirken, yukarda sözü edilen sözleşme hükmü uyarınca hak edişlerin düzenlendiği tarihten bir ay sonrasından başlatılması doğru olmamıştır.
Ayrıca, yüklenici şirket tarafından iş sahibi kooperatif aleyhine açılan itirazın iptali davası kısmen kabul edildiği halde, reddedilen miktar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda 1.bent uyarınca davalı-k.davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı-k.davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı … Kooperatifi’ne geri verilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.