Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/2230 E. 2011/2154 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2230
KARAR NO : 2011/2154
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece ıslahla artırılan miktar da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle arsa sahibi …’in davacıya duruşmada alınan beyanı ile doğrulanan devir sözleşmesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarını da temlik ettiği saptanmış olup, davacının arsa sahibinin halefi sıfatıyla dava açma hakkının bulunduğunun anlaşılmasına, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/139 Esas sayılı dosyasında arsa sahiplerinin açtığı karşı davanın eksik ve kusurlu işlere yönelik olmayıp, cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin bulunduğu ve davacının bağımsız bölüm satın aldığı arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan haklarını devraldığının o davada dikkate alınacağının tabiî bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Sözleşmeden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (BK. madde 101). Somut olayda kesin vade olmadığı gibi, davadan önce davalı 4.186,00 TL alacak için temerrüde düşürülmüş, daha fazla belirlenen miktar yönünden temerrüt ihtarı gönderilmemiştir. Davacının talebi de dava tarihinden itibaren faiz uygulanması biçiminde
olduğundan, davada talep edilen 6.000,00 TL yönünden temerrüt faizinin dava tarihinden uygulanması doğru ise de, ıslahla artırılan bölümle ilgili temerrüt ıslah harcının yatırıldığı ve ıslah talebinde bulunulan tarihte gerçekleştiğinden ıslahla artırılan alacaklar yönünden dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerekir. Ne var ki düşülen hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmının 2. bent birinci satırında bedelinin kelimesinden sonra gelmek üzere “6.000,00 TL’sinin” rakam ve kelimesinin ve dava tarihinden sonra gelmek üzere “2.646,00 TL’sinin 29.05.2009 ıslah” rakam, tarih ve kelimelerinin ilave edilmesine ve kararın ilave edilerek değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.