YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2306
KARAR NO : 2011/4653
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, inşaat yapım sözleşmesinin davalı iş sahibince haksız feshedildiği iddiasıyla imalât bedeli ile mahrum kalınan kârın tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmamakla beraber davacı tarafından imzalanan ve davalıya gönderilen teklif mektubunun davalı tarafından kabul edilerek toplam 580.000 Euro bedelle inşaat yapımının benimsendiği anlaşılmaktadır. Götürü bedelle yapımı kararlaştırılan imalâtlarda yüklenicinin hakettiği iş bedelinin tesbiti için yüklenici tarafından fiilen gerçekleştirilen imalâtın gerçekleştirilmesi gereken imalâta göre fiziki oranının bulunması, bu oranın anlaşılan 580.000 Euro götürü bedele oranlamak davacının hakettiği iş bedeli bulunmalı sözleşme dışı imalât varsa yapıldığı tarihteki rayiçlerden bedeli saptanarak alacağa katılmalıdır. Mahkemece götürü bedel dikkate alınmadan, bayındırlık birim fiyatlarıyla belirlenen bedelin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Yine mahkemece davalının akdi haksız feshettiği kabul edilerek davacının mahrum kaldığı kâr kaybı hüküm altına alınmış ise de, dava konusu olayda davalı iş sahibince akdin feshedildiğine dair yükleniciye gönderilen bir ihtarname bulunmamaktadır.
Yanlar arasında iş bedeli konusunda sonradan anlaşmazlık çıkması üzerine davacı kararlaştırılan taksitlerin ödenmesini istemiş, bedel ödenmemesi üzerine de eldeki davayı açmıştır. Bu durumda akdin davacı tarafından feshedildiğinin kabulü gerekir. BK’nın 108. maddesi uyarınca akdi fesheden taraf ancak menfi zararlarını ve yaptığı imalâtın bedelini talep edebileceğinden ve kâr kaybı müspet zarar kapsamında olduğundan mahkemece kâr kaybı isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple mahkemece yapılması gereken iş, kâr kaybı ile ilgili davanın reddine karar verilmek, davacının yaptığı imalâtın tutarını da bilirkişiden ek rapor alınarak götürü bedele göre saptayıp sözleşme dışı imalât varsa bedelini belirlemek davalının ispatlayacağı ödemelerin tenzili ile varsa kalanına hükmetmekten ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile, kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.