Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/2598 E. 2012/4516 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2598
KARAR NO : 2012/4516
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili gelmedi. ile Davalı-k.davacı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada 20.06.2007 tarihli protokol gereği verilen teminat çekinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti; karşı davada fazla ödemenin istirdatı, gecikme cezası ve haksız takip nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle karşı davada eksik iş bedelinin tahsiline yönelik hükmün asıl davada verilen teminat çeki hakkında verilen hükümle tahsilde tekerrüre neden olmamak koşuluyla infaza konu ve tahsil edileceğinin tabiî bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı iş sahibi vekili karşı davasında eksik ve ayıplı ifa nedeniyle 5.000,00 TL talep etmiş, ıslah ile bu talebini 12.000 USD’ye çıkartmıştır. Sözleşme bedeli “USD” cinsinden olduğundan eksik ve kusurlu işler bedeli aynı yabancı para cinsinden talep edilebilir ise de davalı-karşı davacı, karşı davasında “TL” cinsinden ıslah dilekçesiyle de tamamı için yabancı para cinsinden talepte bulunmuştur.
Bu halde karşı davada eksik ve kusurlu işlerle ilgili olarak istenebilecek miktar toplam 12.000 USD belirlendiğinden bunun 5.000,00 TL’lik kısmının 19.02.2008 karşı dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle, bu miktarın ıslah tarihindeki USD karşılığı 12.000,00 USD’den düşülerek bulunacak miktarın da ıslah harcının yatırıldığı 17.12.2010 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı-karşı davacı iş sahibinin yaptırdığı delil tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğu ve dava dilekçesinde yazılı olmayan bir alacak kaleminin ıslahla istenmesi mümkün olmadığından bu harcamaların asıl alacağa katılarak tahsili mümkün değil ise de, talep olmasa dahi karşı davacının yaptığı delil tespiti giderleri dahil tüm yargılama masraflarının hesaplanıp haklılık durumuna göre karşı davada paylaştırılmasına karar verilmesi gerektiği halde karşı davacının tespit giderleri ile talebinin tümden reddine karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı-k.davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.