Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/265 E. 2011/8026 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/265
KARAR NO : 2011/8026
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 09.12.1994 tarihli sözleşme uyarınca yapılan köprü inşaatı işinde 26 nolu hakedişin 2002 yılı fiyatlarıyla düzenlenmesi nedeniyle fiyat farkından kalan alacağın tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin alacağın ilk dava tarihinden itibaren yasal faiziyle kabulüne dair kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece aynı alacakla ilgili olarak 2006/511 esas sayılı dosyada açılan kısmi davada alınan 20.09.2007 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hükme varılmıştır. Gerek önceki davada, gerekse eldeki davada hakediş alacağının 2003 yılı birim fiyatlarına göre ödenmesi gerektiği iddia edilmiştir. Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, alacağın 21.06.2004 tarihi itibariyle hesaplandığı belirtilmiştir. Bu haliyle davacının istemine uygun 2003 yılı fiyatlarıyla hesap yapılıp yapılmadığı açıklanmamıştır. Kısmi davada alınan raporun kesinleştiğinin kabulüyle hükme esas alınması doğru olmamıştır (HGK 03.10.2007 gün ve 2007/15-614 E.2007/696 K., 15.HD.10.11.2005 gün ve 2005/624-5951 K.sayılı kararları).
Kaldı ki, kısmi davada verilen hüküm, dairemizce davada talep edilen miktara göre onanmıştır. Öte yandan kısmi davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle istemde bulunulduğundan davalının eldeki davadaki istenen miktar yönünden dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilmeden, önceki dava tarihinden faizin başlatılması da BK’nın 101. maddesine aykırı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının 26 nolu hakedişten kaynaklanan fiyat farkı alacağının 2003 fiyatlarıyla hesaplaması için uzman bilirkişiden rapor almak, önceki davadaki miktar dışında kalan bakiye alacağının bu davanın açıldığı tarihten itibaren, davada avans istenmekle birlikte mahkemece yasal faize hükmedildiği ve bu husus temyiz konusu edilmediğinden usuli kazanılmış hakkın varlığı gözetilerek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle verilen karar doğru olmadığından bozulmalıdır.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.