Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/3159 E. 2012/4877 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3159
KARAR NO : 2012/4877
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle gecikme tazminatı talep edilen daire sayısı ve süre konusunda usulü müktesep hak oluşturmamak üzere davada talep edilip hüküm altına alınan miktara göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibi tarafından açılan davada kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre teslimi gereken bağımsız bölümler için geç teslimden doğan cezai şartın sözleşmede kararlaştırılan faizi ile ayrıca eksik kusurlu işler bedeli karşılığı toplam 10.000,00 TL’nin tahsili istenmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacıya verilecek bağımsız bölümlerin 31.07.2004 tarihinde teslim edilmesi aksi halde aylık 300 DM’nin her ayın sonunda ödenmesi, ödenmemesi halinde her geciken ay için %5 gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmıştır. Mahkemece cezai şart yerinde bulunmuş ancak cezai şarta uygulanacak faiz oranı BK’nın 161/II. maddesi gereği fahiş bulunarak kabul edilmemiştir.
Sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı akdi faiz niteliğinde olup oran tarafların anlaşmasıyla serbestçe belirlenebilir. Ancak kararlaştırılan oranın ticari hayatta benzer faiz uygulamalarındaki ölçülerde yanların ekonomik beklentilerine yarar dengelerine ve BK’nın 19/son ve 20. maddesinde kabul edilen ilkelere göre MK’nın II. maddesi de gözetilerek belirlenmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçeye göre mahkemece faiz talebinin incelenerek sonuçlandırılması gerekirken hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek faize ilişkin hükmün cezai şart olarak değerlendirilerek buna ilişkin talebin tümüyle reddi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 445,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.