YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5044
KARAR NO : 2011/6665
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı, davalıya ait evin inşaatını gerçekleştirdiğini ileri sürerek ödenmeyen bedelin tahsilini dava etmiş, davalı cevabında davacı ile inşaat yapımı konusunda anlaşıldığını ancak davacının kusurlu imalât gerçekleştirdiğini bedele hak kazanmadığını savunmuş, mahkemece yanlar arasındaki uyuşmazlığın vekâlet akdinden kaynaklandığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında davalıya ait evin yapımı konusunda yazılı bir sözleşme yapılmamış ise de davalı 18.06.2008 tarihli cevap dilekçesinde davacının müteahhit olarak evi yapacağını ancak ev inşaat halinde iken çok kötü yapıldığı için kendisini inşaat yapmaması için uyardığını ancak inşaata devam edince vekâletten azlettiğini beyan etmiştir. Bu şekilde davalıya ait evin yapımı için yanlar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunun kabulü gereklidir. Eser sözleşmesi geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlı olmadığından davalının kabulü doğrultusunda davacının inşaat yapımından dolayı alacağının bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Yanlar arasındaki inşaatın yapımı konusunda bir bedel tayin edilmediğinden mahkemece gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacının yaptığı imalâtın bedeli, BK’nın 366. maddesi doğrultusunda yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlerden bilirkişiye hesaplattırılıp davacıya ödenen miktar düşülerek varsa davacı alacağına hükmedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan davanın vekâlet akdinden doğduğundan bahisle ve bir an için vekâlet ilişkisi olduğu kabul edilse bile bu ilişkiden dolayı alacaklı olup olmadığı araştırılmadan davanın reddedilmesi ve ayrıca ret sebebine göre davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi ücret tayini suretiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı davranılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.