YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6254
KARAR NO : 2012/4334
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı arsa sahibi geç teslim nedeniyle kira kaybı, eksik iş bedeli ve dairenin küçük alanlı yapılması nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davacının 10.05.2011 tarihinde yapmış olduğu ikinci ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde kendisine ait dairenin sözleşmeye aykırı olarak küçük yapılması nedeniyle toplam 5.000,00 TL tazminatın tahsilini istemiş, mahkemece alınan 19.04.2010 günlü ilk bilirkişi kurulu raporunda davaya konu dairenin küçük yapılmasından doğan değer kaybı 47.200,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı 14.12.2010 günlü ıslah dilekçesiyle asıl davadaki 5.000,00 TL’lik talebini 42.200,00 TL arttırarak 47.200,00 TL’ye çıkarmış, bu miktar üzerinden de ıslah harcını yatırmıştır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine aynı kuruldan alınan 07.04.2011 günlü ek raporda dairenin küçük yapılması nedeniyle değer kaybı 100.000,00 TL olarak bulunduğundan davacı 10.05.2011 günlü ikinci ıslah dilekçesi ile talebini 100.000,00 TL’ye arttırmış, mahkemece ikinci ıslah talebi nazara alınarak bu kalem alacağa karşılık 100.000,00 TL’ye hükmedilmiştir. HUMK’nın 83. maddesi uyarınca aynı davada her taraf ancak bir kere ıslah hakkını kullanabileceğinden davacının ikinci ıslah talebi nazara alınarak dairenin küçük yapılması nedeniyle 100.000,00 TL’ye hükmedilmesi doğru olmamış, bu kalem davacı alacağından birinci ıslaha konu olan 47.200,00 TL’ye hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL tazminatın ihtarname tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemiştir. Davacının dava tarihinden önce davalıya keşide ettiği 26.02.2008 tarihli ihtarın davalıya 03.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı bu ihtarında cezai şart tutarı ile eksik işler ve dairenin küçük yapılması nedeniyle 33.370,00 TL’nin 7 gün içinde ödenmesini talep ettiğinden, ihtarla tanınan sürenin ilavesi ile temerrüt 11.03.2008 tarihinde oluşmaktadır. Hüküm altına alınan miktarın kira tazminatı da dahil 35.785,30 TL’si yönünden temerrüdün oluştuğu 11.03.2008 tarihinden, kalan kısma ise 14.02.2010 ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hükmedilen alacağa 10.03.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.