YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6814
KARAR NO : 2012/2983
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
Davacılar …… …… … arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen …… …’dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 09.07.2011 tarih ve 2011/410 D.İş sayılı karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş ve dosya Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince 10.11.2011 tarihli yazı ile gönderilmiş, duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Av…., Av……. ile davalı vekili Av…. geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tarsus-Gaziantep (TAG) otoyolunun yapımı ve bir yıl süre ile bakımıyla ilgili 19.03.1987, bağlantı yolları yapımıyla ilgili 16.03.1994 tarihli sözleşmelerden kaynaklanmıştır.
Davada 08.01.1990 tarihli ek sözleşme sonrası düzenlenen hakedişlerin ve katma değer vergilerinin gecikmeli ödemelerinden doğan faiz ve kur farkı zararları, hakedişlerin döviz yerine Türk Lirası ve gelir ortaklığı senetleriyle (…), ödenmesinden doğan zararlar, dış kredi temini masrafları vs. zararların, iş süresinin uzamasına bağlı zararlar, munzam zarar ve işlemiş faizleri olmak üzere toplam 268.566.052,49 ABD dolarından şimdilik kaydı ile 125.000.000 ABD dolarının ödetilmesi talep edilmiştir. Davacı ortak girişim 18.05.2004 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek bir kısım taleplerini artırmış, toplam 284.496.372,25 USD olan alacaktan şimdilik kaydı ile 125.000.000 dolarlık kısmının dava tarihinden itibaren yabancı paraya uygulanan faizle ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili hakediş bedellerinin itirazî kayıt ileri sürülmeden tahsil edilmesi, … ve TL olarak yapılan ödemelerin kabul görüp taahhütler verilmesi, keşif artışı nedeniyle uzayan sürede davacı girişimin zarar değil aksine kazanç sağlamış olması, sözleşmede hakedişlerin ödenmesi için kesin vade kararlaştırılmış olması, davacının sözleşmeyi fesih hakkını da kullanmadan işe devam etmesi gibi nedenlerle herhangi bir talep hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dairemizin bozma kararından sonra aynı hakem heyetince yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan rapora itibar edilerek davacının uzatılan süreye bağlı giderlere dayalı tazminat isteminin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 gün ve E.1993/4-K.1994/1 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile “tarafların tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığın maddi hukuk kurallarına göre çözümlenmesini öngördükleri takdirde buna aykırı karar verilmesi halinde temyiz sebebi oluşturacağı” kabul edilmiştir. Yanlar arasında imzalanan 19.03.1987 tarihli sözleşmenin 67.1 maddesinde uyuşmazlığın hakemde çözümleneceği, 80. maddesinde ise, bu sözleşmenin uzatılan süre sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin geçerli Kanunlarına uygun olarak
yürütüleceği, açıklanmasının da Kanunlara göre yapılacağı kararlaştırıldığından ve hakem kurulunca tahkim yargılaması HUMK hükümlerince yürütülmüş olduğu ve 4686 Sayılı Tahkim Yasası’nın yürürlüğünden önceki bir tarihte sözleşmeler imzalamış bulunduğundan hakem kararına yönelik temyiz itirazları HUMK’nın sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmiştir.
1-Hakemlerce toplanan delillere, yanlar arasında imzalanan asıl ve ek sözleşmelere ve bozmaya uyularak hüküm verilmiş olan kısımlara ilişkin temyiz itirazlarının artık incelenmesinin imkânı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; hükmüne uyulan Dairemizin 10.03.2006 gün 2005/7020 Esas, 2006/1352 Karar sayılı bozma ilâmının 3. bent II. fıkrasında temyize konu hakem kararının hüküm kısmı ikinci bendinde yer alan 14.498,500 USD’lik alacakla ilgili olarak yer tesliminde gecikme, proje onaylarıyla, kamulaştırma işlemleri yönünden oluşan zararlar idareden kaynaklanan sebepler olduğundan bunlara dayalı süre uzatımıyla oluşan zararlardan idareyi sorumlu tutmak yerinde ise de, keşif artışından oluşan süre uzatımından idarenin sorumlu tutulması hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan bozma ilâmı doğrultusunda alınacak ek rapor değerlendirilerek sonuca varılması gereğine değinilmiştir. İlk bozmadan sonra, önceki raporu veren bilirkişi kurulundan alınan birinci ek raporda davacı alacağı 25.630,00 USD, ikinci ek raporda ise 31.310,000 USD olarak hesaplanmış, hakem kurulunca verilen ikinci karar, Dairemizin 05.11.2009 2009/3593 Esas, 2009/5956 Karar sayılı ilâmı ile davalının bu ek raporlardaki çelişkiye dair itirazları üzerinde durulmadığı, ek raporlar arasında önemli derecede aykırılıklar bulunmasına rağmen bu çelişki giderilmeden birinci ek rapor esas alınarak %50 indirim yapılmak ve bozmadan önce verilen karardaki kazanılmış hak gözetilerek sonuca varıldığı, her iki rapor arasında önemli fark bulunduğu, mevcut rapor ve ek raporlar ile belirtilen hususta karar verilebilmesi için yeterli kanaat oluşmadığı ve hükme yeterli görülmediğinden HUMK’nın 284. maddesi gereğince hakem heyetince yeniden oluşturulacak bilirkişi kurlundan bozma ilâmının üçüncü bendinde belirtilen açıklamalar gözönünde tutularak önceki rapor ve ek raporlardaki çelişkileri giderecek biçimde rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
İkinci bozmadan sonra hakem heyetince yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 31.01.2011 ve 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı vekillerince, Dairemizin önceki bozma ilâmında belirtilen şekilde inceleme yapılmadığı da ileri sürülerek itiraz edilmesine rağmen bilirkişilerden ek rapor alınmamış ve davacıların itirazları karşılanmamıştır.
Bu durumda hakem kurulunca ikinci bozmadan sonra oluşturulan bilirkişi kurulundan, Dairemizin 10.03.2006 gün ve 2005/7020 Esas, 2006/1352 Karar sayılı bozma ilâmının üçüncü bendi ve 05.11.2009 gün 2009/3593 Esas, 2009/5956 Karar sayılı bozma ilâmının ikinci bendi uyarınca yer tesliminde gecikme, proje onayları ile kamulaştırma işlemleri yönünden oluşan gecikmelerden kaynaklanan zarar olup olmadığı, varsa zararın miktarı konusunda gerekçeli, Yargıtay denetimine elverişli ve davacıların itirazlarını karşılayacak biçimde ek rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalının temyiz itirazlarına gelince; dava değeri 101.519.103,99 ABD doları olup hakem kurulunun ikinci kararında davacı lehine hükmedilen 13.448,000 ABD doları düşüldüğünde, reddolunan kısım 88.071.103,99 ABD olduğu ve bunun dava tarihindeki kur üzerinden karşılığı 119.639.574,71 TL olup karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekille temsil olunan davalı yararına 191.635,00 TL nisbi vekâlet ücreti verilmesi gerekirken daha az miktarda avukatlık ücretine göre hükmedilmesi ve masrafın da bu dava değerine göre paylaştırılmaması kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hakem kararının ikinci bende göre davacı, üçüncü bent gereğince de davalı yararına BOZULMASINA, 900,00’er TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Hakemlerce verilen kararın Dairemizce eksik inceleme sebebiyle bozulması üzerine hakemlerce alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Bu karar bozma ilâmına ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan, Dairemizin çoğunluk üyelerinin ek rapor alınması gereğine değinen “bozma ilâmının ikinci bendindeki” görüşlerine katılmadığımızdan karara muhalifiz.