YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7251
KARAR NO : 2012/3709
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılmış; mahkemece, davanın kabulü ile davacının 26.09.2007 tarihli ve 008826 nolu faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve 6.263,00 TL %40 oranında icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince:
Davalı, … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3405 takip sayılı dosya üzerinden davacı hakkında 26.09.2007 tarihli ve 008826 nolu faturayı dayanak alarak, 15.658,60 TL asıl alacak ve 300,00 TL vade farkı alacaklarının tahsilini istemiş; icra takibi de itirazsız kesinleşmiştir. Davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kabulü ile de mahkemece, sözü edilen faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve davalı yararına da %40 oranında ve 6.263,00 TL kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.
İİK’nın 72/V. hükmü gereğince, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa; talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar ise, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %40’ından aşağı olamaz. Somut olayda; davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanmamıştır. O halde, İİK’nın 72/V. maddesinde öngörülen yasal koşullar gerçekleşmediği halde, mahkemece davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan bu sebeplerle
bozulması gerekir ise de; mahkemece, düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının “%40 icra tazminatı 6.263,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” içerikli 2. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.