YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/864
KARAR NO : 2011/4787
KARAR TARİHİ : 20.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık … sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli, fesih nedeniyle kâr kaybı ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece bilirkişiler kurulundan alınan rapora dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı yüklenici şirketin tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; bozma ilâmında fesih sonrası yapılamayan işlerden dolayı kâr kaybının hesaplanmasında BK’nın 325. maddesinin değerlendirilmesi gereğine temas edilmiştir. Mahkemece bilirkişilerden alınan raporda bu konuda tarafların delillerini sunmadıkları gerekçesiyle konunun incelenmediği açıklanmıştır. Oysa BK’nın 325. maddesi uyarınca işin tamamlanmasından önce akdin feshedilmesi halinde yüklenicinin kalan işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği veya diğer bir iş ile kazandığı ve kazanmaktan kasden feragat eylediği şeyi mahsup ettirmeye mecbur olduğundan mahkemece davacı şirkete ait ticari defterlerin ibraz ettirilip bilirkişilerden ek rapor alınarak belirtilen dönemlerde iş yapıp yapmadığı ve sair hususlar araştırılıp kâr kaybı alacağından tenzil olunmalıdır.
Öte yandan fesih tarihi itibariyle davalının temerrüdünün oluşmadığı ve ıslah ile açılan ek davada açıkça faiz talep edilmediği halde mahkemece ilk dava için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken fesih tarihinden faiz yürütülmesi ve ek davada faiz talebi olmadığı halde faiz isteminin reddi yerine alacağa faiz uygulanması doğru olmamıştır.
Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı şirketin tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.