Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/1806 E. 2012/2979 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1806
KARAR NO : 2012/2979
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, Sağlık Ocağı İnşasına ilişkin sözleşmenin kesin hesabına göre borçlu olmadığının tespitine, alacaklarının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 05.04.2001 tarihli sözleşme uyarınca davacının yükümlendiği inşaatın, 11.07.2003 tarihi itibariyle geçici kabulü yapıldıktan sonra davacının yokluğunda idarece kesin hesabı çıkartılmış, davacı tarafından itiraz edilerek eldeki dava açılmıştır. Bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesin hesaptan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan ilk raporda, davacının kesin hesap sonucu 22.712,37 TL borçlu olduğu sonucuna varılmış, davalının itirazı üzerine alınan 2. bilirkişi kurulu raporunda ise, bu defa davacının 24.747,86 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece her ne kadar ikinci raporun telif edici nitelikte olduğu kabul edilmiş ise de, ikinci raporda tüm imalâtın değerlendirilmek suretiyle hesaplama yapıldığı görülmektedir. Oysa davacı, idareye verdiği 17.03.2005 tarih ve 1178 no da kayıtlı dilekçesinde, kesin hesaba itirazlarını kalem kalem belirtmiştir. İtiraz konusu olmayan hususların da ikinci raporda hesaplamaya dahil edildiği anlaşılmakla raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu kabul edilemez. Bu nedenle iki rapor arasında önemli çelişki bulunduğundan davacının alacağının hesaplanması için yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmalıdır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişi kuruluyla, gerekirse yeniden keşif yapılarak davacının 17.03.2005 tarihli dilekçesinde kesin hesaba yaptığı itirazları gözetilmek suretiyle sözleşmeye konu inşaatın kesin hesabının çıkartılması, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve tarafların itirazları da gözetilerek Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan çelişkili bilirkişi raporuyla verilen karar, doğru olmadığından bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.