YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3054
KARAR NO : 2012/4835
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, takip dayanağı 19.000,00 TL bedelli bono bedelinin 11.000,00 TL’lik kısmından dolayı bu miktar alacağın takip öncesinde davalıya ödenmiş olması nedeniyle, 8.000,00 TL’lik kısmından dolayı da yapılan işte bu miktar eksik ve kusurlu iş bulunması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 165,00 TL borçlu olmadığının tespitine, kalan 18.835,00 TL yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde 19.000,00 TL bedelli bononun tamamından dolayı menfi tespit istendiği halde dava değeri 11.000,00 TL gösterilerek harç bu miktar üzerinden alınmıştır. Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca eksik harç ödenmedikçe yargılamaya devam olunarak müteakip işlemler yapılamaz. Öncelikle davacıya dava değeri olan 19.000,00 TL’ye göre eksik harcın tamamlattırılması gerekirken bu yönde bir işlem yapılmaksızın yargılamaya devam olunması doğru olmamıştır.
3-Davacı davanın ilk bölümünde takip dayanağı 19.000,00 TL bedelli bononun 11.000,00 TL’lik kısmının takip tarihinden önce 30.11.2008 tarihinde ödendiğini belirterek bu bölüm yönünden ödeme nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Gerçekten de davalının icra takibine 26.01.2009 tarihinde geçtiği, takip konusu alacağın 11.000,00 TL’lik kısmının takip tarihinden önce 30.11.2008 tarihli makbuzla ödendiği, davalının ödenen miktarı mahsup etmeksizin icra takibine geçtiği anlaşılmaktadır. Davacı bono bedelinin 11.000,00 TL’lik kısmını takipten önce ödemiş olduğundan ödeme nedeniyle menfi tespit talebinde haklıdır. Mahkemece bu bölüm yönünden davacının menfi tespit isteminin kabulü ve kötüniyet tazminatının da varılacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetli olmamıştır.
4-Davacı takip dayanağı bononun 8.000,00 TL’lik kısmından dolayı da yapılan işte bu miktar eksik ve kusur bulunması nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir. Hükme esas alınan 11.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda eksik işlerin bedeli 165,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda davalının çekişmesiz olan 19.000,00 TL iş bedelinin 18.835,00 TL’lik kısmına hak kazandığı, 165,00 TL’lik kısmına hak kazanmadığı anlaşılmaktadır. Menfi tespite konu 8.000,00 TL’lik kısım yönünden değerlendirme yapıldığında ise davacı 7.835,00 TL yönünden borçlu, 165,00 TL yönünden değildir.
Öyleyse mahkemece yapılacak iş; eksik harç davacıya tamamlattıktan sonra takip dayanağı 19.000,00 TL bedelli bonunun 11.000,00 TL’lik kısmından dolayı takip öncesi yapılan ödeme nedeniyle, 165,00 TL’lik kısmından dolayı da imalâttaki eksik ve kusurlar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile menfi tespit isteminin kabulüne, aşan 7.835,00 TL’lik kısım yönünden ise borçlu olunduğunun tespiti ile menfi tespit isteminin reddine karar vermek, davacının kötüniyet tazminatı ile ilgili talebini ise varılacak sonuca göre değerlendirmekten ibarettir. mahkemece yazılı şekilde eksik işler bedeline karşılık gelen miktar yönünden davanın kabulü, aşan miktar yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle davalı, 3 ve 4. bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.