Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/3729 E. 2012/4848 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3729
KARAR NO : 2012/4848
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca teslimi kararlaştırılan 6 adet bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptâliyle davacı adına tesciline, birleşen dava ek sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatının tahsiline karar verilmesi istemleriyle açılmış, asıl davanın konusu taşınmazların davalı tarafından dava dışı üçüncü kişilere devri nedeniyle tescil istemi tazminata dönüştürülmüş, mahkemece asıl davanın ıslah olunan değere göre kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 19.11.2004 tarihli tadilat sözleşmesinde, inşaat yapım süresinin 3 yıl olduğu, gecikme halinde arsa sahiplerine verilecek 6 daire için ayrı ayrı her ay 160-ABD doları ödenmesi kararlaştırılmıştır. Arsa sahipleri birleşen davalarında bu madde uyarınca 23.040 ABD doları kira alacakları karşılığı 33.915,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin bu hükmü bir yana bırakılarak rayiç kira bedeli üzerinden gecikme tazminatı hesaplanmış ve toplam 54.000,00 TL hüküm altına alınmıştır. Yukarıda değinilen sözleşme hükmü, taraflarca belirlenen maktu kira niteliğinde olup, taraflarını bağlar. Davadaki talep de sözleşmeye dayanılarak açıldığından bu miktar üzerinden gecikme tazminatı hesaplanmalıdır. Öte yandan davada 33.915,00 TL talep edilmesine karşın HMK’nın 26. maddesine aykırı biçimde talep aşılarak 54.000,00 TL’nin hüküm altına alınması da doğru olmamıştır. Yine birleşen davada davalı vekille temsil olunduğu halde reddedilen miktar üzerinden davalı kooperatif yararına nisbi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretiyle yetinilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.