Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/4982 E. 2012/6215 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4982
KARAR NO : 2012/6215
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava; Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılması sonucunda zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ili Merkez … Anadolu Öğretmen Lisesi binalarının yapım işi 1999 yılı devlet yatırım programı ile 2886 Sayılı Yasa’nın 35. maddesine göre ihale edilerek, 26.06.2000 tarihli sözleşmeyle davalı yüklenici …nş.San ve Tic.Ltd.Şti.’ne verilmiştir. Yüklenici şirket işe başlamış, edimini önemli oranda ifa etmiş, 28.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere kesin kabul işlemi yapılmıştır. … Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı’nın 15.10.2009 tarih ve 8263 sayılı yazıları ile ilde eğitim öğretim veren çeşitli okullara ait deprem tahkiki sonuçları çıkarılmış, bunlarla ilgili olarak Üçer Müş.Mühendislik Anonim Şirketi’ne hazırlatılan raporda dava konusu … Anadolu Öğretmen Lisesi inşaatının A blok lise binası + D blok lojman binası + B blok kız pansiyonu ikmal inşaatının güçlendirmelerinin beton kalitesinin orta seviyede olduğu, belirli bir homojeniteyi içermediği alınan karotlar arasında önemli dayanım farklılıkları gözlendiği, mevcut yapı analizi sonuçlarının değerlendirilmesiyle yapının aşılması olasılığı 50 yılda %10 olan deprem için can güvenliği (CG) performans düzeyini ve X ve Y yönü deprem doğrultusu için sağlamadığı belirlenmiştir. Bu durumda inşaatta oluşan ayıbın gizli ayıp niteliği arzettiği, gizli ayıbın sözkonusu olması halinde 818 Sayılı Borçlar Yasası’nın 126/IV. maddesinde sözü edilen yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi halinde zamanaşımı süresinin Borçlar Yasası’nın 125’nci maddesi gereğince 10 yıl olduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece anılan bu olgular gözetilmeksizin kesin kabul onay tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. İşin kesin kabulü 28.08.2001 tarihinde yapılmış olup, 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 25.08.2011 tarihinde dava açılmıştır. Bu durumda zamanaşımı süresi dolmamıştır. İşin esasının görüşülüp, sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.