Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/5142 E. 2012/7990 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5142
KARAR NO : 2012/7990
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi içinde, davalının temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava istirdat, birleşen dava tazminat istemi ile açılmış, mahkemece davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı şirket temsilcisi … 31.10.2011 tarihli dilekçe ile kararı temyiz etmişse de, dilekçenin temyiz defterine kaydının yaptırılmadığı, temyiz harcının da yatırılmadığı, bu şekilde temyiz süresinin geçirildiği anlaşıldığından, davalı şirket temsilcisinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacıların temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili asıl davada borçlu olmadığının tespiti istemini 26.05.2006 tarihli dilekçe ile istirdata çevirirken en yüksek ticari reeskont faizi isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/8 Esas sayılı dava dosyasında da avans faizi istemi bulunmaktadır. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu için davacı tarafın avans faizi istemesi yasa hükümlerine ve aralarındaki ilişkiye göre yerindedir. En yüksek ticari reeskont faizinin de avans faizi olarak değerlendirilmesi gerekir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde en yüksek reeskont faizi ibaresinin kullanılması gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki ilişki ve davacılar vekilinin temyiz dilekçesindeki beyanı dikkate alınarak faiz uygulanması gerekirken, yasal faiz ile tahsil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacıların iki ayrı davaları bulunmaktadır. Bu durumda her iki dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin belirlenip kabul ve red durumları dikkate alınarak karar altına alınması gerekirken, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tek dosya varmış gibi karar altına alınması da hatalı olmuştur.
4-Birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesi sonucunda birleşen davada davalı şirketin vekille temsil edilmediği anlaşılmaktadır. Birleştirme kararından sonra da bu dosyada davalı şirketi temsilcisi Mustafa Konuş temsil etmiştir. Davalı şirketin vekille temsil edilmediği gözden kaçırılarak, davalı şirket yararına vekâlet ücreti verilmesi de yanlış olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalı şirket temsilcisi …’un temyiz dilekçesinin reddine, kararın 2, 3 ve 4. bentler uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.