Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2013/1274 E. 2014/1334 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1274
KARAR NO : 2014/1334
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle doğan alacağın tahsili talebinden ibarettir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili, davalı yüklenici tarafından yapılan cam imalâtının ayıplı olduğundan bahisle doğan alacağını talep etmiş, davalı vekili ise ayıbın sözkonusu olmadığını, ayıp ihbarının yapılmadığını ve zamanaşımının gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalı şirket tarafından imâl edilip takılan 210.75 metrekare gizli ayıplı camların yenisi ile değiştirilemesine veya 8.430,00 TL ayıplı cam bedelinin 06.01.2010 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bedel yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunlu olup, eser sözleşmesinin niteliğine uygun düşmeyen satım sözleşmelerinde uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 203. maddesi hükmüne göre “satılanın yenisi ile değiştirilmesi” yönünde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm kısmının 1 nolu bendinin ilk satırındaki “davalı şirket tarafından imal edilip takılan 210.75 metrekare gizli ayıplı camların yenisi ile değiştirilimesine veya ” söz dizininin karardan çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 26.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.