Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2013/4404 E. 2014/3208 K. 08.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4404
KARAR NO : 2014/3208
KARAR TARİHİ : 08.05.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve % 40 icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için borçlunun icra takibine itirazında haksız ve takip konusu alacağın likit olması gerekir. Esasen alacağın likit olması, itirazın haksızlığının bir şartıdır. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin borçludan beklenebilir olması; böylece, borçlunun borç tutarını tayin etmesinin mümkün bulunması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğinden itirazın haksız olduğu da ileri sürülemez. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü ve borcun miktarının belirlenmesi için yargılama yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz.
Somut olayda, davacı taşeronun iş bedeli alacağının belirlenmesinin bilirkişi incelemesi ve yargılama yapılmasını zorunlu kılması nedeniyle takibe itirazın haksız ve
alacağın likit olduğundan bahsedilemeyeceğinden, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemin kabulü doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/VII maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin karar metninden çıkarılmasına, yerine “Şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.