Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2014/131 E. 2014/5765 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/131
KARAR NO : 2014/5765
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulü ile … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1727 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde davalının itirazının 1.975,92 TL asıl alacak yönünden iptâline, takibin devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava İİK’nın 67. maddesine dayanılarak açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davasının kabulüne karar verilmesi halinde İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için davacı alacaklının davalı borçlu hakkında usulüne uygun icra takibi yapması, borçlunun takibe haksız olarak itiraz etmesi ve alacağın likid olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davacı yüklenici … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1727 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinde 2.475,92 TL asıl alacak isteminde bulunmuş, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada alacağın 1.975,92 TL kısmı bakımından itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı talep edilmiştir. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası, taraf defterleri ve tarafların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkemece de rapor ve dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu haliyle dava konusu alacak yargılamayı gerektirir özellik arz etmektedir, likid değildir. Davalı takibe itirazında kısmen de olsa haklıdır. Davacı yararına icra inkâr tazminatı tayini için gerekli yasal koşullar oluşmamıştır. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Anılan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de yapılan
yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK’nın 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kabulü ile kararın hüküm kısmının 1. bendinde yer alan “%40’dan az olmamak üzere hesaplanan 790,00 TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlenin çıkarılmasına, yerine, “koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.