YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4366
KARAR NO : 2015/2326
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
Mahkemesi :Nazilli 2. Asliye Hukuk Hakimliği
Tarihi :12.03.2014
Numarası :2013/106-2014/124
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulü ile Nazilli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6175 Esas sayılı icra takibinde davalının itirazının 4.966,00 TL asıl alacak yönünden iptâline, takibin devamına, .986,40 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava İİK’nın 67. maddesine dayanılarak açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davasının kabulüne karar verilmesi halinde İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için davacı alacaklının davalı borçlu hakkında usulüne uygun icra takibi yapması, borçlunun takibe haksız olarak itiraz etmesi ve alacağın likid olması gereklidir. Dava konusu somut olayda, davacı yüklenici Nazilli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6175 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinde 8.250,00 TL asıl alacak isteminde bulunmuş, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı talep edilmiştir. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası, sözleşme, takip dayanağı belge ve tarafların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkemece de rapor, sözleşme ve takip dayanağı belge dikkate alınarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu haliyle dava konusu yargılamayı gerektirir özellik arz etmektedir, likid değildir. Davacı yararına icra inkâr tazminatı tayini için gerekli yasal koşullar oluşmamıştır. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Anılan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK’nın 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kabulü ile kararın hüküm kısmının 2. bendinde yer alan “Asıl alacağın yüzde yirmi oranında 1.986,40 TL icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkarılmasına, yerine “koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 04.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.