YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3798
KARAR NO : 2016/2243
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl tescil, alacak taleplerine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında, davalı ile aralarında düzenlenen 08.08.2012 tarihli sözleşmeye göre davalının inşa ettiği dört katlı 8 daireli inşaatın ince işlerinin yapımını üstlendiğini, bedel karşılığında inşaattan bir dairenin verilmesinin kararlaştırıldığını, imalâtları sözleşme dışı imalâtlarda yapmak suretiyle bitirdiği halde kendisine verilmesi gereken dairenin verilmediğini belirterek 3 nolu dairenin tapusunun iptali ile adına tesciline olmazsa fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak imalât bedeli karşılığı 10.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek imalât bedeli karşılığı 78.428,00 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmasında davacının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini tamamlamadığını, kalan işleri başkasına yaptırdığını, davacının yaptığı işler ile ilgili düzenlediği faturaları …. …. İcra Müdürlüğü’nün 2013/ Esas sayılı dosyasında icra takibine koyduğunu, bu takip sırasında fatura bedellerini ödediklerini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı, bu nedenle davacının tapu iptâl tescil talep edemeyeceği, davalının icra dosyasına yaptığını iddia ettiği ödemelerin eldeki davaya konu iş ile ilgili olduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile bilirkişi raporu esas alınarak imalat bedeli olarak belirlenen 78.428,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmede 3. maddede yapılacak imalâtların sayıldığı, bunlardan bir kısmının malzeme ve işçilik olarak bir kısmının da sadece işçilik olarak fiyatının belirlendiği, bu kalemler arasında sayılan mantolama alçı sıva saten boya imalâtlarının ise malzeme işçilik olarak fiyatının gösterildiği, tüm imalâtlar karşılığında davacıya birinci kat 3 nolu dairenin verilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacının her biri 7.080,00 TL bedelli 3 adet “muhtelif boya ve mantolama “faturası düzenleyip bunları davanın açılmasından önce 29.11.2013 tarihinde …. 1.İcra Müdürlüğü’nün 2013/ Esas sayılı dosyasında takibe koyduğu, davanın açılmasından sonra davalı tarafından icra dosyasına bedellerinin ödendiği anlaşılmaktadır.
Sözleşme içeriği dikkate alındığında manto ve boya imalâtları sözleşme kapsamı içerisinde olup bunun aksi, yani …….. İcra Müdürlüğü’nün …. Esas sayılı dosyasında takibe konulan faturaların sözleşme dışı işler için düzenlendiği davacı tarafından kanıtlanmış değildir. Bu nedenle faturaların sözleşme kapsamındaki işler için düzenlendiğinin kabulü gerekir. Davalının icra dosyasına ödeme yaptığına ilişkin savunması ise mahsup talebi olup bu talep itiraz niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi kabul edilmez. Açıklanan bu gerekçeye göre mahkemece davalı tarafından davanın açılmasından sonra icra dosyasına yapılan 27.739,49 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması şeklinde hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözden kaçırılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 12.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.