YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3888
KARAR NO : 2016/2767
KARAR TARİHİ : 16.05.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava İİK’nın 67. maddesine dayanılarak açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davasının kabulüne karar verilmesi halinde İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için davacı alacaklının davalı borçlu hakkında usulüne uygun icra takibi yapması, borçlunun takibe haksız olarak itiraz etmesi ve alacağın likid olması gereklidir. Dava konusu somut olayda, davacı yüklenici ………. İcra Müdürlüğü’nün ……. Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinde 8.900,00 TL asıl alacak isteminde bulunmuş, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada itirazın iptâli, takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı talep edilmiştir. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası, sözleşme, takip dayanağı belge ve tarafların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkemece de rapor, sözleşme ve takip dayanağı belge dikkate alınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu haliyle dava konusu yargılamayı gerektirir özellik arz etmektedir, likid değildir. Davalı takibe itirazında tamamen haksız sayılamaz. Davacı yararına icra inkâr tazminatı tayini için gerekli yasal koşullar oluşmamıştır. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Anılan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK’nın 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kabulü ile kararın hüküm kısmının 2. maddesinde yer alan “İİK’nın 67. maddesi gereğince asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkarılmasına, yerine “Koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 16.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.