Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/4291 E. 2016/3357 K. 13.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4291
KARAR NO : 2016/3357
KARAR TARİHİ : 13.06.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici eldeki bu davada, davalı ile yapmış oldukları sözlü sözleşme hükümleri uyarınca işi yapıp teslim ettiğini, iş bedelinin ise ödenmediğini, bu alacağının tahsili için yapmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı iş sahibi ise icra dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığnı, yetkili icra dairesini İlçesinin bağlı olduğ İcra Daireleri olduğunu, takibe konu 2006,2007 ve 2008 yıllarına ait faturalardaki alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürerek yetkiye ve borca itiraz etmiştir. İtirazın iptâli davalarında, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun yada olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın değerlendirilip sonuçlandırılması gerekir. Oysa mahkemece, icra dairesinin yetkisine yapılan bu itirazla ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Sorun, icra takibind İcra Müdürlüğü’nün yetkili olup olmadığında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK’nın 50. maddesi uyarınca HMK’nın hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri (HMK’nın m.6), sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK’nın m.10) veya yetki sözleşmesind belirlenen (HMK’nın m.17) yer icra dairelerinin birinde açılması gerekmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından icra takibinin davalının ikametgahı veya işin ifa edildiği yer icra dairesinde yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamından, davalının ikametahının ve sözleşmenin ifa yerinin Havsa/Edirne olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle icra takibini adli teşkilatının kapatılması nedeniyle bağlı olduğu Edirne İcra Müdürlüğünde yapılması gerekeceğinden, mahkemece; yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.