Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/4681 E. 2016/3239 K. 07.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4681
KARAR NO : 2016/3239
KARAR TARİHİ : 07.06.2016

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, iş bedeli alacağın tahsili istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalılara ait apartmanın çevre düzenlemesi işini yaptığını ancak iş bedelinin ödenmediğini ifade ederek 24.000,00 TL iş bedelinin davalılardan hisseleri oranınca fatura tarihinden ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava, konusu çevre düzenleme işi konusunda sözlü eser sözleşmesi bulunduğu ve iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla alacak davası olarak açılmış ancak mahkemece vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Ayrıca bir kısım davalılar tarafından iş tamamlandıktan sonra cumhuriyet savcılığına davacı hakkında yapılan iş ile ilgili izinsiz ve zararlı olduğundan bahisle şikayette bulunulmuş ise de, yapılan iş davalılar yararına olup, davalılar tarafından da kabul edilmiş ve kullanılmaktadır. Bu durumda davacı vekâletsiz işgörme hükümlerine göre iş bedelini isteyebilir. İşin yapıldığı tarihe göre
uygulanması gereken 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu’nun 526 ve izleyen hükümleri gereğince vekâletsiz iş görme halinde iş bedeli işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi aracılığıyla yaptırılan inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Mahkemece alınan rapor incelendiğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın dava tarihi olan 2014 yılı birim fiyatları ile hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup, hesaplamalar bu kurala uygun olmadığından hükme esas alınabilecek yeterlilikte değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, hükme esas raporu tanzim eden bilirkişi heyetinden, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre alacak miktarı konusunda rapor alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre ise, mahkemece tespit edilen 20.763,16 TL alacağa faturaların tebliğ tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Yani davadan önceki bir tarihten itibaren faiz yürütülmüştür. Ancak bir alacağa davadan önceki bir tarihten faiz yürütülebilmesi için, taraflar arasında kararlaştırılmış bir kesin vade olması ya da borçlunun 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun bir ihtar ile temerrüde düşürülmesi gereklidir. Taraflar arasında kararlaştırılmış kesin bir vade bulunmadığı gibi, davacı tarafından davalılara gönderilmiş bir temerrüt ihtarı da yoktur. Bu nedenle davalılar temerrüdünün dava ile gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu nedenle alacağa önceki bir tarihten faiz başlatılması yanlış olmuştur.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.