Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/6236 E. 2016/447 K. 26.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6236
KARAR NO : 2016/447
KARAR TARİHİ : 26.01.2016

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada, mahkeme kararı uyarınca dava dışı üçüncü kişilere (davalının işçilerine) ödenen tazminatın eser sözleşmesi hükümlerine dayanılarak davalıdan rücuan tahsili istenmiştir.
Davalı cevabında, HMK’nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yerinin bulunduğu Ankara Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemece davalının yetki ilk itirazı yerinde görülerek mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce akdedilmiş olan 26.02.2007 onay tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmış, dava HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra 11.04.2014 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle yetkili mahkemenin HMK hükümlerine göre belirlenmesi gerekir .
Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar, HMK’nın 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi HMK’nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde (özel yetkili mahkemede) de açılabilir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK. md. 17).
Somut olayda: davalının yerleşim yerinin .., sözleşmenin ifa yerinin de .. olduğu tartışmasızdır. Yanlar arasındaki 26.02.2007 onay tarihli sözleşmenin 34. maddesi ile de İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınmıştır. Taraflar arasındaki iş bu yetki sözleşmesi taraflarının tacir ve kamu tüzel kişisi olması, yazılı şekilde yapılması, uyuşmazlığın ve yetkili mahkemenin belirli olması nedenleriyle HMK’nın 17. ve 18. maddeleri uyarınca geçerlidir.
Eldeki dava, hem sözleşmenin ifa yeri olan, hem de sözleşmeyle münhasır yetkili kılınan İstanbul Mahkemelerinde açıldığından mahkemece davalının yetki itirazının reddedilerek davanın esasının incelenmesi gerekirken, değinilen hususlar tartışılıp değerlendirilmeksizin yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan Ankara Mahkemeleri olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 26.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.