Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/6249 E. 2016/2073 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6249
KARAR NO : 2016/2073
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptâli istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunması nedeniyle zaman bakımından uygulanması gereken, mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da tüketici mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ….. gün ve ….. Esas …….. Karar sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda, dava ……. tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle bir tarafını tüketicinin oluşturduğu eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaflarda da tüketici mahkemelerini görevli sayan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3. maddesinin 1. bendinin yürürlüğe girmediği anlaşıldığından ve eser sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilâflarda asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, tüketici mahkemesinde davanın bakılarak esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince alınması gereken 136,00 TL temyiz başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.