Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/1224 E. 2016/3385 K. 14.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1224
KARAR NO : 2016/3385
KARAR TARİHİ : 14.06.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … Belediyesi vekili Avukat geldi. Davalı … yetkilisi gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin davacının ıslah talebini de dikkate alarak davanın kısmen kabulüne dair kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı yüklenici şirket davasında, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye …. TL iş bedeli alacağının tahsilini istemiş, yargılama sırasında — havale tarihli dilekçesiyle istemini ıslah ederek — TL’ye çıkarmış, ancak ıslah harcını yatırmamıştır. Mahkemece, — tarih –/– Esas, –/– Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş, verilen bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin — gün —— Esas –/– Karar sayılı kararıyla, davacının yaptığı işin bedelini BK’nın 413. maddesi uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebileceği, bu nedenle işin yapıldığı 2006 yılı itibarıyla yapılan tüm işin bedelinin bilirkişi kuruluna hesap ettirilip, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubuyla oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra aldırılan — günlü bilirkişi kurulu raporunda davacının hak ettiği toplam iş bedelinin — TL belirlenmiş, belirlenen bu iş bedelinden davalı tarafından yapılan — TL mahsup edilerek sonuçta davacının bakiye — TL alacağının kaldığı saptanmıştır. Alınan bu bilirkişi kurulu raporundan sonra davacı vekili 27.02.2015 tarihinde ikinci kez ıslah dilekçesi vererek alacak miktarını raporda belirtilen rakama çıkarmıştır. Mahkemece, davanın — TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 176. maddesinde; taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği belirtilmiştir. Islah, HMK’nın 141.maddesinde belirtilen iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının bir istisnası olup en nihayet HMK’nın 177/1. maddesi uyarınca tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. — tarih —/10 Esas, –/— Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ise, Yargıtay’ın bozma kararından sonra tarafların ıslah yapabilmeleri mümkün değildir. Somut olayda ise, davacı tarafından Dairemizin bozma kararından önce 20.01.2010 tarihli dilekçeyle dava dilekçesindeki istem — TL’ye çıkartılmış, ancak; bu ıslah dilekçesinin harcı yatırılmamıştır. Harcı yatırılmamış bir ıslah istemi yapılmamış sayılacağından bu ıslah isteminin de hiç yapılmamış gibi kabulü gerekir. Mahkemenin davanın reddine dair kararı Dairemizin yukarıda bahsedilen — günlü kararıyla bozulduktan sonra bu kez 27.02.2015 tarihli ıslah dilekçesini vererek istemini — TL’ye çıkarmıştır. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararından sonra ıslahla müddeabihin artırılması da mümkün olmadığından davanın dava dilekçesinde istenen — TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmeliyken ıslah talebi dikkate alınarak daha fazla miktarda alacağın hüküm altına alınması doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.