YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1647
KARAR NO : 2016/2911
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm asıl ve birleşen dosya davacıları ile davalı .. San. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiş, davalı .. San. Ldt. Şti. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı .. San. Ltd. Şti. vekili Avukat … ve birleşen davada davacı vekili Avukat … geldi. Davalı … vekili ve birleşen davada davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacılar ve davalı iş sahibi şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve birleşen dosya davacıları, murisleri ..’nın yüklenici olarak davalı iş sahibi .. San. Tic. Ltd. Şti’ye ait binanın tadilatı için anlaştıklarını, diğer davalı … Şoförler Odasından kiralanan ve diğer davalı …’nun bakımını yaptığı vinç ile çalışırken, teknik nedenlerle vincin sepeti ile düşerek vefat ettiğini, müteveffanın işverenin talimatları doğrultusunda çalıştığını, iş sahibi şirketin gerekli önlemleri almaması nedeni ile, …’nun vincin kullanımı nedeniyle, diğer davalı Şoförler odasının da vincin bakım ve oranımını yapmadığından kusurlu olduğunu, ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuşlardır.
Davalı .. Ltd. Şti. vekili, davacıların murisinin işçileri olmadığını, yatay ve dikey olukların değişimi için anlaştıklarını, ayrıca şoförler odasından herhangi bir kiralama yapmadıklarını, …’a gerekli emniyet tedbirleri alınarak binanın teslim edildiğini, kusurları bulunmadığını, davalı şoförler odası vekili ise, .. ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, kira sözleşmesinin .. Ltd. Şti. ile sözlü olarak yapıldığını, kendilerine izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını, kazanın öncesinde vincin gerekli bakımlarının yaptırıldığını, davalı .. Ltd. Şti. ve yüklenicinin gerekli önlenmeleri almaması ve uyarı görevini yerine getirmemesi nedeniyle sorumlu olduklarını, davalı … vekili ise, kusurlu bulunmadıklarını, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi kurulu raporuyla belirlenen kusur oranı gözetilerek, asıl ve birleşen davalarda, .. Şöförler Odası ve … yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, Asıl davada .. Ltd. Şti. yönünden ise kısmen kabulüyle, 118.906,97 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada yine, 8.611,79 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ..’a, 11.642,41 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ..’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hüküm asıl ve birleşen dosya davacıları vekili ile davalı .. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı .. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacıların murisi ile davalılardan .. Ltd. Şti. arasındaki ilişki anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nın 355 ve devamı maddelerinde öngörülen eser sözleşmesidir. Eser sözleşmelerinde somut olayda olduğu gibi, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında BK’nın 355. maddesi kapsamında bedeli mukabilinde bir iş yapmayı borçlandığı bir sözleşmedir. Davacıların murisi … davalı iş sahibine ait binanın oluklarını yapmayı yükümlenmiştir. Işin ifası esnasında yüklenici, vincin arızalanması nedeniyle düşerek vefat etmiştir. .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin .. Esas ve .. Karar sayılı dava dosyasında, hakkında dava açılan Oda başkanı .. ile Vinç Operatörü .., vinci tamir eden … ve davalı şirket yetkilisi ..’ın kusurlu bulunduğu ve mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 16.2.2012 gün ve 2011/17879 esas ve 2012/3140 karar sayılı kararıyla onandığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır.
Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi hükmü gereğince, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını değerlendirmede hukuk hakimini bağlayıcı olur. Aynı Kanun’un 355 ilâ 371 arası maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre, zararlandırıcı olayın gerçekleşmesine etkili olan yüklenici kusurunun tespitinde, iş güvenliği mevzuatından da yararlanılması olanaklı ise de, sadece bu mevzuata göre yüklenicinin kusuru belirlenemez. Çünkü, yüklenici işinin uzmanı sayılan, sorumlu meslek adamıdır. Eser sözleşmesi ile yüklendiği edimini yerine getirirken veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerekli tüm tedbirleri, yüklenici almakla ödevlidir. Yüklenici, işçi sayılamayacağından iş sahibinin denetimine tâbi değildir. Yüklenicilerin, iş sahibine karşı Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi hükmünden kaynaklanan sadakat borcu ve aynı Kanun’un 356. maddesi hükmüne dayalı özen borcu söz konusudur. Borçlar Kanunu’nun 356. maddesi hükmüne göre, yüklenicinin sorumluluğu, aynı Kanunu’nun 321. maddesinde belirtilen işçinin hizmet akdindeki sorumluluğu gibidir. Ancak, iş sahibine nazaran bağımsız çalışması, işin ehli olması da gözönünde bulundurularak sorumluluğu hizmet akdine göre çalışan işçiye nazaran daha ağır kabul edilmektedir. İş sahibinin zarara uğramasına neden olmaktan kaçınması, yüklenicinin “özen borcu” kapsamındadır. Açıklanan bu hukuksal sebeplerle; kural olarak eser sözleşmesi ile yüklenilen edimlerin ifası sırasında veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerçekleşen zararlı olayların oluşumunda etkili olan yüklenicinin kusurunun, daima iş sahibinin kusurundan daha ağır derecede olması gerekir.
Bu nedenlerle, mahkemece; uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacıların murisi ile iş sahibi davalı şirket arasındaki hukuksal ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olmadığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici ve iş sahibi ilişkisi olduğu, davacının yüklenici sıfatıyla özen borcu bulunduğu, gözetilerek buna göre kusur oranlarının belirlenmesi ve saptanacak kusur durumuna göre tazminatın hesaplanması gerekirken, ceza dosyasındaki işçi işveren ilişkisi varmış gibi alınan raporla hükme varılması doğru olmamış hükmün davalı şirket yararına, bozulması gerekmiştir.
3-Asıl ve birleşen davacıların temyiz itirazlarına gelince; az yukarıda açıklandığı üzere, davacıların murisi ile .. Ltd. Şti. arasındaki ilişki eser sözleşmesi ilişkisi mevcuttur. Diğer taraftan muris .. ile Şoförler odası arasında ise, kira ilişkisi bulunmaktadır. Diğer davalı … ile muris arasında sözleşme ilişkisi mevcut olmayıp, birleşen dosya davacısı dava açarken haksız fiil sorumluluğuna dayanmıştır. Asıl dosyada davacı … hakkında dava açmamış, sadece yüklenici şirketi ve vinci kiralayan odayı hasım göstermiştir. Birleşen dosyada ise, davacılar …’ya da husumet yöneltmişlerdir. Gerek oda başkanı gerekse … için verilen ceza mahkemesindeki mahkumiyet hükmü hukuk hakimini bağlar (BK’nın 53.). Ne varki, kusur oranları yönünden ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlamayacağı Yargıtay’ın kararlılık kazanmış içtihatları gereğidir. Bu nedenle mahkemece bu doğrultuda bir değerlendirme yapılmalı, Asıl ve birleşen dosyada davacıların murisi ile Şoförler odası arasında kira ilişkisi bulunduğu ve özellikle ceza mahkemesinde oda başkanı ile ilgili karar da gözetilmeli, yine birleşen dosyada ayrıca …’nun da haksız fiil sorumluluğu (BK’nın 41 ve devamı maddelerinde) bulunduğu düşünülmeli, bu hususlarda bilirkişi kurulundan kusur yönünden ek rapor alınmalı, itiraz halinde HMK’nın 281. maddesi uyarınca ek rapor alınmalı, gerektiğinde yeniden oluşturulacak uzman heyetin görüşüne başvurulmalı, akabinde maddi ve manevi tazminat istek kalemleri kusur oranına göre belirlenmeli ve kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik araştırmayla ve hatalı değerlendirmeyle bu davalılar yönünden husumet yönünden verilen red kararı doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle .. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı . Ltd. Şti. yararına, 3. bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosya davacıları yararına BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl ve birleşen dosya davacılarından alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalı .. Ltd. Şti’ne, 1.350.00 ‘er TL vekâlet ücretinin ise, asıl ve birleşen davanın davalıları Şoförler odası ve ..’dan alınarak asıl ve birleşen dosya davacılarına verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden asıl dava davacısı …’a, birleşen dava davacısı …’a, asıl ve birleşen dosya davalısı .. San. Ltd. Şti’ye geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.