YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2844
KARAR NO : 2016/4012
KARAR TARİHİ : 22.09.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı … Yap. Koop. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemi ile girişilen icra takibine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın davalı … Kooperatifi yönünden kabulüne, diğer davalılar …. …, … ve … açısından husumetten reddine dair verilen karar davalı kooperatif tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 22.06.2015 tarih ve 2014/7073 Esas, 2015/3535 Karar sayılı ilâmında, mahallinde uzman bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sözleşme kapsamında yapılacak işlerin bedelinin belirlenmesi, davacı yükleniciye yapılan ve kanıtlanabilen ödemeler de mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilâmına uyulup uzman bilirkişiden rapor alınmasına rağmen ödemeler araştırılmamıştır. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde bir kısım ödemeler yapıldığını savunduğu gibi davacı şirket yetkilisi …. de 27.02.2014 tarihinde mahkemeye hitaben verdiği dilekçesinin açıklama bölümünün “D” bendinde 4 adet çekle 172.750,00 TL ödeme yapıldığını kabul etmiştir. Mahkemece bu husus araştırılıp hesaplanan iş bedelinden kabul edilip kanıtlanan ödemelerin düşülmesi gerekirken eksik inceleme ile ödemeler araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Mahkemece “Davalı … Kooperatifi açısından davanın kabulü ile, …. İcra Müdürlüğü’nün 2012/809 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptâli ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurularak işlemiş faiz alacağı yönünden de dava kabul edilmiştir. Akdî ilişkinin kurulduğu ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesine göre, takip öncesi döneme ait temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi (BK mad. 101/I) ya da ifa gününün tarafların anlaşılmasıyla kesin olarak belirlenmiş olması gerekir (BK mad. 101/II. ). Somut olayda, takip öncesi davalı borçlunun ihtarla temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediği gibi, yanlar arasında kararlaştırılmış kesin vade de bulunmamaktadır. Temerrüt icra takibine geçmekle 15.11.2012 tarihinde oluştuğundan, ancak bu tarihten sonraki dönem için faiz talep edilebilir. Takip öncesi dönem için faiz talep edilemez. Mahkemece davacının takip öncesi döneme ait işlemiş faiz alacağına yönelik isteminin reddi gerekirken, kabulü de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … Yap. Koop.’e geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.