Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/3012 E. 2016/4101 K. 03.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3012
KARAR NO : 2016/4101
KARAR TARİHİ : 03.10.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yap-işlet-devret sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirizları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacı … vekili dava dilekçesinde; … Belediye Meclisi’nin 05.05.2005 tarihli toplantısında aldığı karar ile Yayalar Toplu Konut alanı içerisine alınan alan üzerine dinlenme, spor, eğitim, restaurant ve çay bahçesi tesislerinin yap-işlet-devret modeli ile yaptırılması ve 25 yıl süre ile işletilmesine karar verildiğini, bu amaçla 15.09.2005 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme proje maliyetinin yaklaşık 2.876.193,91 TL olduğunu, dava dışı yüklenici ile yapılan sözleşme gereğince iş bedeli olarak ödemeler yapıldığını, ancak İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin …. Esas, … Karar sayılı kararı ile sözleşmeye dayanak yapılan Belediye Meclisi Kararı’nın iptâl edildiğini, bu iptâl kararı nedeniyle de sözleşmenin sona erdiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla, 1.000.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, 27.04.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 3.462.033,33 TL’ye çıkartmıştır. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde; Sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, site yönetimi tarafından tüm tesislerin kullanıldığını, iddia edilen zararın oluşmadığını, dava dışı yükleniciyle yapılan sözleşmenin kendilerini bağlamayacağını, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı … sözleşmenin mahkeme kararı ile feshedildiğini ileri sürerek uğranılan zararların tahsilini istemiştir. Davalı ise, tahsis edilen yerlerin halen davacı yönetim tarafından kulanıldığını savunmuştur. Taşınmazın halen davacının kullanımında olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Taşınmaz davacının kullanımında ise, davanın bu sebeple reddi gerekir. Mecurun tahliye edildiğinin anlaşılması halinde ise dava dışı kişiye ödenen bedelin güncellenme yapılmadan kullanılan yılların mahsubu suretiyle kullanılmayan yıllar gözetilerek davalıdan tahsil kararı verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Kabule göre de; davalı taraf BK’nın 101/1. maddesi uyarınca davadan önce temerrüde düşürülmediğinden dava dilekçesinde istenen miktara dava, ıslah dilekçesinde istenen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslahla artırılan tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilâm harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.