Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/3453 E. 2017/1227 K. 21.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3453
KARAR NO : 2017/1227
KARAR TARİHİ : 21.03.2017

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptâli talebine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davasında 04.07.2013 tarihli sözleşmeye göre davalı siteye asansör temini işini üstlendiklerini, bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmelerine rağmen kararlaştırılan ücretin 14.700,00 TL’lik kısmının ödenmemiş olduğunu, yapılan uyarıların sonuç vermemesi üzerine icra takibine giriştiklerini ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptâline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı savunmasında davacının sözleşme gereği yapması gereken işleri bitirmemiş olduğunu, Mersin Makine Mühendisleri Odası’nın 28.05.2014 tarihli raporu ile asansörün mal ve can güvenliği açısından tehlikeli olduğunun tespit edildiğini, halen asansörün bozuk ve kullanılmaz durumda olduğunu, ayrıca davacının asansörün bakımı ve periyodik kontrollerini de yapmadığı için davacı ile site yönetimi arasında yapılan 01.02.2014 tarihli asansör bakım sözleşmesinin fesih edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Mahkemece davacının sözleşme uyarınca yapmayı taahhüt ettiği asansörü sözleşmeye uygun ve tam olarak yapıp davalı site yönetimine teslim etmediği, sözleşmede kararlaştırılan işin %92 oranında tamamlanmış olmasına rağmen mevcut haliyle kullanımının mümkün olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu bu durumda sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmeyen kısmını isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmede yapılacak asansörün bedelinin anahtar teslimi olarak 35.000,00 TL üzerinden götürü olarak kararlaştırıldığı, bu bedelin içerisinde asansör ruhsat alımı sırasındaki masraflarında dahil olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin de gerekçesinde açıkladığı gibi davacının imalât bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için işi fen ve sanata uygun olarak tamamlayıp davalı iş
./..
s.2

15.H.D.
2016/3453
2017/1227

sahibine teslim etmesi gerekir. Alınan bilirkişi raporunda işin %92 oranında sözleşme ve tekniğine uygun olarak tamamlanmış olduğu, eksiklerin bedelinin 2.800,00 TL olduğu açıklanmıştır. Raporda eksiklerin tamamlanması halinde de asansörün çalışmayacağına veya kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olduğuna ilişkin bir değerlendirme yoktur. Bu nedenle davacının yaptığı imalâta göre alacağının hesaplanması gerekir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması yada iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda yapılacak asansörün belediye ruhsat işlemlerinin de bedele dahil olduğu anlaşıldığından mahkemece bilirkişilerden alınacak ek rapor ile öncelikle asansörün yasal mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelettirilmesi, ruhsat alınabilir durumda olup alınmamış ise diğer eksikler ile birlikte ruhsat giderlerinin de dikkate alınarak yapılan imalâtın oranının götürü bedele oranlanarak davacının hakettiği bedelin hesaplattırılıp kanıtlanan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.