Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/5560 E. 2017/4049 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5560
KARAR NO : 2017/4049
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı, icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde, davacıya ait evin PVC doğramalarını yaptığını, 8.850,00 TL olan iş bedelinden bakiye 4.850,00 TL’nin ödenmediğini, icra takibine yapılan itirazı haksız olduğunu belirterek, itirazın iptâlini, takibin devamını, icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı işin eksik ve ayıplı yapıldığını, imâl edilen işin bedelini ödediğini, borcunun kalmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamakla beraber, davalının 22.06.2016 tarihli cevap dilekçesindeki açıklamalara göre akdî ilişkiyi kabul etmekte, 3.000,00 TL iş bedelini de elden ödediğini belirtmektedir.
Bu durumda taraflar arasında bir eser sözleşmesi yapılmadığına ve eserin de davacı tarafından meydana getirildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, görülen iş,yargısal uygulamada iş sahibinin yararına olmak koşuluyla vekâletsiz iş görme (TBK 526 ve devamı) olarak kabul edilmekte ve iş görende işi mesleği gereği kâr etmek için yaptığından, ücreti de bir eser sözleşmesi hükmü olan TBK’nın 481. maddesine göre; yapıldığı tarihteki yerel serbest piyasa rayicine göre (yapıldığı yer ve zamandaki eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak) para olarak ödenmektedir.
Dava konusu işin faturanın düzenlendiği 15.07.2015 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Yazılı sözleşme ve bedelde mutabakat bulunmamaktadır. Bu halde 6098

sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 481. maddesi hükmünce imalât bedeli 2015 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiğinden, teknik bilirkişiden ek rapor alınıp kanıtlanan ödeme miktarı düşülerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye elverişli olmadığından kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 21.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.