Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/655 E. 2016/4100 K. 03.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/655
KARAR NO : 2016/4100
KARAR TARİHİ : 03.10.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat ….. geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptâline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 55.851,00 TL üzerinden itirazın iptâli ile takibin davamına dair verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davanın dayanağı 24.07.2012 tarihli sözleşme 23.01.2013 tarihli ek protokol ile değiştirilmiştir. Taraflarca kararlaştırılan iş bedeli 1.078.000,00 TL olarak değiştirilmiştir. Bu bedele KDV, 1 yıllık yapı denetim ücreti, …, stopajlar, sözleşme damga vergisi dahildir. Sözleşmeye istinaden demir ve beton farkları ve rampa bedeli yükleniciye ait olup, ek proje ile belediye tarafından istenen masraflar ise yapı sahibi tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. 24.07.2012 tarihli ilk sözleşmede bedel KDV hariç 1.100.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı halde, bedelde değişiklik yapılmış olup, itirazı uğramayan 2. sözleşme hükümlerinin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekir. Her iki sözleşmede de, bedel götürü olarak belirlenmiş olup, imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 480. maddesi uyarınca bedel götürü olarak kararlaştırıldığından ve yüklenici de üstlendiği işi bu miktara tamamlamak yükümlülüğünde bulunduğundan, hakedilen bedelin fiziki oran kurularak hesaplanması gerekir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir. Bu oran belirlenirken de, yüklenici tarafından yapılan eserin eksik ve kusurları da dikkate alınmalıdır. Öte yandan davalının sunduğu belgelere göre yaptığı ödemeler toplamı
942.781,00 TL olup, ek protokol uyarınca sözleşme dışı proje bedeli ise 58.070,00 TL ile aynı protokole göre demir ve beton farkları fatura bedeli ise 15.888,00 TL olup, bu miktarlar mahsup edildiğinde sözleşme ile kararlaştırılan işler için ödenen bedel 868.823,00 TL’dir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, sözleşme kapsamında yapılan işin eksik ve kusurlar gözetilerek, fiziki oranını bulmak, buna iş bedeli olarak kararlaştırılan 1.078.000,00 TL’yi oranlamak ve hakedilen iş bedelini bulmak ve az yukarıda ödenen bedel olan 868.823,00 TL’yi mahsup ederek hüküm kurmaktan ibarettir. Eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 1.350,00’er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine üzere 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.