Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/96 E. 2016/4021 K. 26.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/96
KARAR NO : 2016/4021
KARAR TARİHİ : 26.09.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle karar başlığında dava tarihinin 16.08.2012 olarak yazılması gerekirken 08.03.2013 olarak yazılmasının maddi hataya dayalı olup yerel mahkemece düzeltilebileceğinin tabiî bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.2- Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince;Davacı davasında davalı ile aralarında düzenlenen 10.10.2011 tarihli sözleşme ile … Çayı mansabında yatak ıslahı yapım işini üstlendiğini, işin devamı sırasında sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve 425.566,67 TL imalât bedelinin ödenmediğini belirterek bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı savunmasında sözleşmenin davacının işi tamamlamaması nedeniyle feshedildiğini, fesih işleminin haklı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacının işi süresinde tamamlamadığı, davalı idarenin fesihte haklı olduğu,davacının ancak faydalı imalât bedeli olarak hesaplanan 155.394,81 TL’yi talep edebileceği gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda sözleşme kapsamında yapılan imalât miktarının … Çayı yatağında su bulunması ve şevlerin yoğun olarak ot kaplı olması nedeniyle tespit edilemediği açıklanmış, hükme esas alınan 06.04.2015 tarihli ek raporda da davacının sözleşme kapsamında yaptığı imalâtların bedeli olarak hesaplama yapılamadığı, dosya içerisinde bulunan görüntülere göre yapılan imalâtların yüzdesinin tespiti yoluna gidilerek davacı alacağının 155.394,81 TL olacağı, yapılan bu imalâtlardan hafriyatın dökülen betonun ve suyu yönlendirmek ve makine çalışması için serilen taş malzemenin işin daha sonra yapılma aşamasında faydalı imalâtlar olacağı belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşme ekleri sayılmış olup sayılan ekler arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi de bulunmaktadır. Bu şartname 6100 sayılı H.M.K’nın 197 maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Anılan şartnamenin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınması zorunludur. Yapılacak incelemede %10’u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 413 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir.Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri tartışılmaksızın sayılan bazı kalemlerin faydalı imalât olduğu açıklanmış, bunların sözleşme kapsamında olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi birim fiyatlarının sözleşmede tanımlanan fiyatlar olup olmadığı konusunda da bir açıklama yapılmamıştır. Bu haliyle hükme esas alınan raporun az yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açıktır. Mahkemece yapılması gereken iş yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle alınacak rapor ile öncelikle sözleşme kapsamında yapımı gereken imalâtların yapılıp yapılmadığının saptanması, bundan sonra %10 oranda yapıldığı belirtilen imalâtların denetime açık bir şekilde belirlenip bedellerinin sözleşme fiyatlarıyla hesaplattırılması, aşan oranda imalât yapılmış olması halinde bedellerinin sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 413 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşılıklı olarak taraflardan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.