YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2000
KARAR NO : 2018/4629
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
Davacı … Taah. İnş. Tic. A.Ş. ile davalı … Su ve Kanalizasyon İşleri (…) Genel Müdürlüğü arasındaki davadan dolayı … 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.10.2015 gün ve 2012/610-2015/616 sayılı hükmü bozan Dairemizin 24.04.2017 gün ve 2017/566-1757 sayılı ilamı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce verilen 24.04.2017 tarihli 2017/566 Esas 2017/1757 Karar sayılı bozma ilamına karşı taraflarca karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında, davalı idare ile aralarında düzenlenen sözleşme ile “… Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde … Bölge Cadde ve Sokaklarda … … Proje ve Altyapı İnşaatı (II)’nin işi’ni üstlenip yaptıklarını ancak işin devamı sırasında yaptıkları sözleşme dışı imalâtların bedellerinin ödenmediğini belirterek talebini yargılama sırasında ıslah etmek suretiyle 1.706.857,86 TL’nin Davalı’dan tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, bu kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce 24.04.2017 tarihli 2017/566 Esas 2017/1757 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan sözleşmenin 9. maddesinde sözleşme ekleri sayılmış olup sayılan ekler arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi de bulunmaktadır. Bu şartname 6100 Sayılı HMK’nın 193. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Anılan şartnamenin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınması zorunludur. Yapılacak incelemede %10’u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK’nın 413 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri tartışılmaksızın, tespiti yapılan imalâtların
bedellerinin vekâletsiz iş görme kapsamında ödenmesi gerektiği belirtilerek hesaplama yapılmış, bu hesaplamada belirlenen imalâtların tüm işe oranı da hesaplanmamıştır. Bu haliyle hükme esas alınan raporun az yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açıktır. Mahkemece yapılması gereken iş bilirkişilerden alınacak ek rapor ile öncelikle sözleşme kapsamında yapımı gereken imalâtların yapılıp yapılmadığının saptanması, bundan sonra %10 oranda yapıldığı belirtilen imalâtların denetime açık bir şekilde belirlenip götürü bedele oranlama yapılmak suretiyle bedellerinin sözleşme fiyatlarıyla hesaplattırılması, % 10’u aşan oranda imalât yapılmış olması halinde bedellerinin sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 413 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Diğer taraftan davacının davalı iş sahibine gönderdiği 23.12.2008 tarihli yazıda 1.000.000,00 TL’nın ödenmesi talep edilmemiş, yazının son kısmında tebliğden itibaren dilekçe ekinde bulunan tutanakta belirlenen imalâtların bedellerinin ödenmesi talep edilmiş olup ekli tutanakta bedel bulunmaması nedeniyle temerrüte esas oluşturmadığına göre hüküm altına alınan alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken daha önceki tarihten faiz uygulanması da doğru olmamıştır. Kararın bu sebeplerle bozulması gerekirken Dairemizce hatalı olarak tüm fazla imalâtların bedellerinin vekâletsiz iş görme hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından bozma kararının kaldırılarak Mahkeme kararının değişen bu gerekçe ile bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent uyarınca karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 24.04.2017 tarihli 2017/566 Esas 2017/1757 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçelere göre BOZULMASINA, ödedikleri karar düzeltme ve temyiz peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen taraflara geri verilmesine 22.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.