YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2158
KARAR NO : 2018/1575
KARAR TARİHİ : 16.04.2018
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, rücuen alacak istemine ilişkindir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kabul edilen, davalının %37,50 kusur oranına göre davacının ödediği 80.548,26 TL ödeme miktarından rücuen isteyebileceği miktar 30.205,00 TL olup, daha önceki verilen kararda hükmedilen 40.270,00 TL’den daha az olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İlk kararda davada 40.274,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 31.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davacı tarafça temyiz edilmiş, davalı yüklenici tarafından temyiz edilmemiştir. Bu haliyle hükmedilen miktar davalı aleyhine kesinleşmiştir. Yerel mahkemenin ilk kararı davacının temyizi üzerine araştırmaya yönelik olarak bozulmuş olup, bozmadan sonra yapılan incelemede davalının kusuru daha az oranda tespit edilerek ödediği tazminat miktarı ve kusur oranına göre davacının 30.205,00 TL rücuen alacak isteminde bulunabileceği hesaplanmış ise de, mahkemece davacının yaptığı ödemeye göre değil, idare mahkemesince hükmolunan miktara göre hesaplama yapılarak daha az miktarda rücuen alacağa hükmedilmiştir.
Az yukarıda açıklandığı gibi ilk karar davacı tarafça temyiz edilmekle o kararda hükmolunan miktar davacı yararına kazanılmış hak teşkil ettiği ve davalı aleyhine kesinleştiğinden davacının yaptığı tüm ödeme miktarı ve kabul edilen kusur oranına göre daha az miktarda rücuen alacak isteminde bulunabileceği hesaplanmakta ise de usuli kazanılmış hak sebebiyle ilk karardaki miktardan daha azına hükmedilmemesi gerekirken bu husus ve kazanılmış hak ilkesi gözden kaçırılarak davalının 18.750,00 TL’lik kısımdan sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 16.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.