YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2534
KARAR NO : 2019/541
KARAR TARİHİ : 11.02.2019
Mahkemesi :… Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı, vade farkı ve dava dışı …’a yapılan ambalaj bedeli ve stok ambalaj bedeli tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi davacının istinaf taleplerini reddedip, davalının istinaf talebini kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davanın esastan reddine karar vermiştir. Verilen bölge adliye mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmektedir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin vade farkı alacağı ile … ambalaj bedeli ve stok ambalaj bedeli yönünden verilen karara karşı tüm, iş bedeli alacağı ile ilgili verilen karara yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 28.05.2009 tarihli sözleşmenin kayıtların geçerliliği başlıklı 16. maddesinde, iş bu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek ihtilâflarda …SA’nın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarının HUMK’nın 287. maddesi anlamında muteber bağlayıcı kesin ve münhasır delil teşkil edeceği ve bu maddenin kesin delil
sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 193/I. maddesinde tarafların ispatın belirli delil veya delillerle yapılmasını kabul edebilecekleri belirtildikten sonra aynı maddenin 2. bendinde, taraflardan birinin ispat hakkı kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçlendiren delil sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Dayanak sözleşmenin 16. maddesindeki düzenleme, ispatın belirli delil veya delillerle yapılmasını öngören bir düzenleme olmayıp, sözleşmenin tarafı olup ekonomik yönden de üstün olan sadece davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarıyla ispat imkânını verdiğinden söz konusu düzenleme 6100 sayılı HMK’nın 193/2. maddesi gereğince geçersizdir.
Bu durumda ilk derece mahkemesi kararını kaldıran bölge adliye mahkemesince iş bedeli alacağı ile ilgili mevcut delillere göre ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak konusunda uzman bilirkişi kurulundan takip tarihi itibariyle davacı yüklenicinin cari hesaptan kalan alacak miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmek ve takipten sonra, davadan önce yapılan ödeme de göz önünde tutulmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken sözleşmenin 16. maddesindeki düzenlemenin HMK’nın 193/2. maddesi hükmü karşısında geçersiz olduğu gözden kaçırılarak ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle 6100 sayılı HMK’nın 371/1. maddesi uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi gereğince dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’ne, kararın bir suretinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.